Belki de haklısın susmak konusunda
Hatta daha ötesine gidip uzaklaşmak adına
Ki değişecekse bir şeyler
Gönüllüdür bu yürek seni kaybetmek pahasına
İçten içe yanıp kül olmaya
Öylesine bir gündü işte
Hiçte öyle olmayan yanıyla
Sonrasını bilmediğimiz coşku sellerine kayboluşumuz
Sadece bir gündü içine girilen
Akşamı günden çıkıp gitmişliğiyle
Sahil kenarımıydı yoksa orman ıssızlığımı
Sessizce kabuğuna çekilişidir, birikmiş yalnızlıkların
Gecelerin içinden sıyrılıp giderken
Sabahlarına iç çekişlerinin gölgesinde
Hangi güne dönsen yönünü o sesleniş
Çok bilindik uzaklardan esip gelen
Gel desen gelirdim
İçimde çocuk sevinciyle
Kollarını açmış koşuşan sokaklarda
Kanatlanıp uçardım gözlerine
Kenetlenip tutardım ellerini
Dokunurdum düşlerine
senin yüzün gökyüzü
karşılıyorum sabahlarını
gecenin koynundan düştükçe
bir şiir dolanır
zihnimin uç noktalarına
Karanlık bir resmin içine düşen ışık
Aşk desen değil daha öte
Vurgun yemiş dalgıç şaşkınlığı
Uğruna harcanılan sessiz düşünce
Şahit göstermez içe kapanık
Mektup yazılmaz yarınlar
Tarifi olmayan bir eksiklik duygusuna kapılır insan…
Yapabildikleri karşısına dikilir ama eksiklik yoktur. Her şey tam gözükür.
Oysa insan hep içinden kanar ve içerden kanayan yara kabuk bağlamaz…
Tedavisi yoktur bazı yaraların, zaman der geçeriz sadece…
Sadece geçip gideriz üzerinden, yara içerden kanar. Kimi zaman ateş olur yakar.
Kimi zaman küle döner. Pusuda bekler bir kıvılcımla alev alır.
Merhaba çok iyi biliyorsun
Yollarımız kesişmiyor bir bütün içine
Çıkmaz sokak yalnızlığı taşıyor dudaklardan dökülenler
Kalemden akıp giderken rengi değişiyor sayfalara
Yüreğimizi en son nerede bırakmıştık hatırlasana
Gidip gelmelerin doldurulmazlığına seslenişlerim… Severken de üşürmüş insan bildim. Kaç şiire tüketilmişliği ekledikçe, tükeniş zamanlarını içtim. Bu kaçıncı gözlerinden geçişimdir ve söz dinlemez imgelem kuyularına düşüşlerim…
Sen gittin
Ben gittim
Sen gidersin
Ben giderim
Oyunlarıyla
Yalnızlığının getirdikleriyle götürdükleri arasına kurduğun köprüler üzerinde yürüyüşlerim... Aşkın hangi basamağı kırıklığını yansıtırsa oradan düşüyorum içeriye ve içerisi boşluk, çekiliyorsun sığlığından, dokunuşların dilleniyor senliğinle… Yıkılmaz sanılan surlara gedikler açılıyor, aşkın kapısından geçişlere…
D/üşüyorsun yalnızlığına dokundukça
Sağanak olup yağmışken düşlerime
Hangi aydınlığa döner yönüm
Ki yönüm sendin, senden yanadır seslenişim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!