Sadece üç harfin içindeydi giz
Dudaklara mühürlü kalmış
Söylenmek istenen söylenemeyen
Kimisi aşk demiş ben başka bir şey
Öylesine çoktu açıldığı kapılar
Seni sensizliğime terk edip gittiğimde anlamıştım
Bizim bir oluşumuz aşkın coğrafyasına ters düşmüştü
Döl tutmayan şiirler hep düşük yapmış
Edebiyatın rahminden
Uykuya yatırdım şiirleri göğüslerinde
Bir geceydi
Gözlerinden yıldızlar düşerken
Sen diye sarıldığım şiirlerin makamında
Son şiir değildi
İlk hiç değildi
Sanıyorsun ki
Bu dünya senden sorulur
Sana çıkar tüm yollar
Sana açılır
Sustuğumuz imanımızdandır
Şiiri severdi
Yemek yapmayı da
En çok gitmeyi severmiş
Gidince anladım
Düşleri güzeldi
Biliyorum
Aşkın böğründen çıkıp gidildikçe
Daha çok yakınlaşırmış insan kendine
İçten içe yakarmış aşk kimsesizleri
Bu kadar doluyken içime dönük
Üzerimizde mevsimsiz bulutlar
Kendilerine özgü serzenişleriyle
Yağıyor şehrin derinliklerine
Sokak aralarında raks eden kadınlar
Anlamsız bir koşturmaca hali
Hiç kimsenin hiç kimseden haberi olmadan
Uzundu geceler
Herkesin içine karışıp gittiği
Uzun çok uzun geceler
Yokluk türkülerinin eşliğinde
Kimsenin duymadığı kendi içine dönük
Herkesin içine yazılı
Ve sonra her şey değişti
Yıldırım hızıyla geçerken geceler
Kabuğunu çatlatıp dünyaya geldi
Çirkindi ama sevimliydi
Üşümüştü gözleri düşmüştü
Savunmasız bir o kadar sevgi dolu
Sessizliğini bozup dururken gece
Bir kaçıştır senden ötelere
O denli düşüştür şiirlerden içeriye
Kitap arası boşluğu yüreğin
Ayraç kullanmaz düşler ülkesi yalnızlığın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!