Sular boşa akıyor çeşmelerden
Doldurmaz hiçbir bakraç acıyı içine
Geçiyorum tarih yapraklarını
Hızlı adımlarla düşüyorum şiirlere
Gözlerini kapıyorum yarınlara
Sonrası tükenmişilğin mevsimi
Adı konulmamış
Kaç kere bozulan tövbelerin
Kırk bir kere maşallahı hiç göremeden
Tükenip gidişine eş değer oluşuyla
Yalnızlığa çekiyorum
En kalabalık hallerini
Ve yüreğimde üşüyen bir şiir
Büyütüyor kendisini sıcaklığına sarılarak
Gözlerin düşüyor gecenin karasına
Uzaklardan geliyorum
Nasıl bir sessizlik nasıl bir tarifsizlik
İçimde ayaz vurmuş güneşsizlik
Şiirlere bölünüyorum
Şiirler dökülüyor sensizliğin içine
Okursun bir şiiri
Yüreğe düşen bir damla
Sıcaklığı vurgun
Soğukluğu durgun
Ne dile gelir
Ne içeriği
Geçen zamandı yâda geçmeyen
Biraz burukça çokça hüzün kokan
Adını sessizlik koyduğumuz
Çok sesli insan kalabalıklarının içinde
Yitip gitmişliğiyle…
Sadece üç harfin içindeydi giz
Dudaklara mühürlü kalmış
Söylenmek istenen söylenemeyen
Kimisi aşk demiş ben başka bir şey
Öylesine çoktu açıldığı kapılar
Seni sensizliğime terk edip gittiğimde anlamıştım
Bizim bir oluşumuz aşkın coğrafyasına ters düşmüştü
Döl tutmayan şiirler hep düşük yapmış
Edebiyatın rahminden
Uykuya yatırdım şiirleri göğüslerinde
Bir geceydi
Gözlerinden yıldızlar düşerken
Sen diye sarıldığım şiirlerin makamında
Son şiir değildi
İlk hiç değildi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!