Bilir misin,
Seni nasıl özlediğimi,
Geceler boyu adı olmayan yıldızlara anlattım.
Her nefeste yoksunluğun düğümlendi boğazıma,
Ellerim boş, gözlerim çaresiz,
Seni aradı durdu karanlığın içinde.
Yüreğin kıyısında bir yangın,
Söndürmeye kıyamadığın…
Bir adım gitsen eksik,
Bir adım kalsan fazla…
Ne tam susabiliyorsun,
Yaz ki bilsinler,
Hangi kor ateşlerde yürüdüğünü,
Hangi sızıları geceden sabaha taşıdığını…
Sözcüklerin dizinde titreyen bir yarasın sen,
Bir baharın kalbinde durmuşsun,
Çiçekler susmuş, seni dinliyor.
Gözlerin kapalı bir dua gibi,
Dünyanın gürültüsüne naz yapıyor.
Zaman durmuş olmalı etrafında,
Bir beyazlık düştü içime
Sabahın suçu yok bunda.
Soğuk bir sessizlikti bu
Dokunsam ses çıkaracak
Ama kimse duymayacak.
Bir gün ölürsem,
Bu sayfa kalsın geriye benden,
Şiirlerim ve duygularım,
Her satır arasında,
Her mısrada sana olan özlemim,
Yüreğimde saklı kalan sevdamın izi.
Bir hasret kaç şiir eder
Haberin var mı senin
Öyle derin öyle ıssız ki bu yokluk
Her mısra da adını anır
Her hecede seni arar kalbim
Biri vardı, o olmadı.
O olmayınca,
Geriye kalan her şey eksik kaldı,
Gülüşler yarım, dualar sessiz.
Zaman bile yüzünü çevirdi benden,
Bir boşluk büyüdü içimde,
Bir sabah güneşiyle ben de unuturum seni
Bir soğuma geçer önce içimden
Sonra bir cam buğusu gibi silinir yüzün
Düşlerimin kıyısından sessizce düşersin yere
Ne bir iz kalır gülüşünden
Ne de geceleri kanatan o eksikliğinden.
Bir şiirle yazmak mümkün olsaydı güzelliğini,
Kalem utanırdı sana kıyamadığı her harften.
Kağıt titrerdi ismini taşırken beyaz teninde,
Ve mürekkep dururdu, gözlerinle göz göze geldiğinde.
Zamana bile sığmazdı yüzündeki o sessiz zarafet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!