Beynimin aldığı şeyler yaşıyor..
Kendi içinde yaşayan raporm
Kendinde olmayanları tanıyana kadar ..
Duyguları alınanlar aldılar benimkini de ..
Herkes kendi bildiğini okuyor
Kendi kendimin Azraili oldum,
Kimse bilmedi hangi gecede öldüğümü.
Nefes alıyordum belki,
Ama çoktan gömmüştüm içimde yaşayan çocuğu.
Yeri geldi çocukluğumu öldürdüm,
Diyorlar ki “çok kırıyorsun.”
Desinler…
Ben kırıla kırıla bu hale geldim.
Kimse beni düşünmedi.
Kimse “ne oluyor” diye sormadı.
Bugün senden arama geldi,
Ekranda adını görünce kalbim yine delice çarptı, belli…
Yüreğim bir savaş alanı, bir yanım hâlâ senli,
Bir yanım diyor ki “sus artık, bu sevda çoktan bitti.”
Parmaklarım titredi, gözlerim doldu aniden,
Kıyamet ne zaman kopar insanda?
Güveni yıkılınca mı,
Yoksa sevdiğini toprağa verince mi?
Gerçi…
Senin yerinde olmak isteyen
O kadar insan var ki…
Kalabalıklar çoğaldı etrafımda,
Ama hiçbiri
Senin bıraktığın boşluğu dolduramadı.
İnsanın onu teslim etmesi
kimselerinin olmaması ne acı…
Bir anahtar gibi elinde kalakalır kalbi,
Açacak kapı artık yoktur
— kilitler kırılmıştır çünkü.
Yeni tanışan iki inseniz !
Biz diye bir şey kalmadı!
Yanlış duygulara Kapıldık !
Aslında doğruydu duygu.!
Ait olmayı bilemedin !
İnsanı mahveden keşkeler değil,
içinde büyüttüğü sessiz sorulardır.
Yapabilecekken uzatmadığın bir el,
duyabilecekken susturduğun bir ses,
yıllar sonra dönüp kalbine dokunur.
Hayat gizlemeyi kime öğretmiştir.
Kimi düşe kalka susmayı öğrenmiştir,
Kimi daha çocukken sessizlikte doğmuştur.
Gülüşleri vardır ya hani,
İnsanı “iyi” sandıran…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!