Kıyamet ne zaman kopar insanda?
Güveni yıkılınca mı,
Yoksa sevdiğini toprağa verince mi?
Gerçi…
Senin yerinde olmak isteyen
O kadar insan var ki…
Kalabalıklar çoğaldı etrafımda,
Ama hiçbiri
Senin bıraktığın boşluğu dolduramadı.
İnsanın onu teslim etmesi
kimselerinin olmaması ne acı…
Bir anahtar gibi elinde kalakalır kalbi,
Açacak kapı artık yoktur
— kilitler kırılmıştır çünkü.
Yeni tanışan iki inseniz !
Biz diye bir şey kalmadı!
Yanlış duygulara Kapıldık !
Aslında doğruydu duygu.!
Ait olmayı bilemedin !
İnsanı mahveden keşkeler değil,
içinde büyüttüğü sessiz sorulardır.
Yapabilecekken uzatmadığın bir el,
duyabilecekken susturduğun bir ses,
yıllar sonra dönüp kalbine dokunur.
Hayat gizlemeyi kime öğretmiştir.
Kimi düşe kalka susmayı öğrenmiştir,
Kimi daha çocukken sessizlikte doğmuştur.
Gülüşleri vardır ya hani,
İnsanı “iyi” sandıran…
Yüreğim bu aralar ayazda yaşadığım bir kimsesiz gibi,
Ne kapısını çalan var ne de sobasına bir köz atan.
Soğuk sadece havadan değil,
insanın dokunmasından üşüyor insan.
Bir zamanlar gülüşüm vardı mesela,
İnsan ne zaman öksüz olur biliyor musun?
Bir mezarın başında değil…
Birinin içinden silindiği gün olur.
Anne gider, iç yanar…
Baba gider, omuz çöker…
Dal kıranın sesi çıkmaz,
ama düşenin çığlığı göğe çarpar.
Sen yukarıyı zafer sandın,
ben aşağıda sabrı tartan .
Bastığın her dal bir emanetti aslında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!