Kendimi bir lotus çiçeği gibi hissediyorum…
Belki karanlığın en dibindeyim,
Belki çamurun içinde kaybolmuş gibiyim.
Belki ruhumun hiç hak etmediği
yerlerde,
hiç hak etmediği acıların içinde büyüyorum.
Makyajını iyi yap kadın,
Kefenin cebi yok, unutma.
Ne malın gelir seninle,
Ne makamın, ne de şöhretin dünyadan.
Makyajını iyi yap kadın,
Ben ki Mecnun misali
Yanarcasına uyandım bu sabah…
Rüyasında Leyla’sını görüp
Çaresizlik içinde uyanan bir divane gibi.
Ne gece tamamlandı gözlerimde,
Böyle olsun istemezdim.
Sonumuzu böyle hayal etmemiştim.
Bir vedanın bu kadar sessiz,
bir yokluğun bu kadar sağlanabildiğini
aklımın hiçbir yerinde tutamamıştım.
Bir mezar taşının soğukluğu kadar
soğudum bu hayattan.
İçimde sönen ateşin küllerini
rüzgâr bile taşıyamıyor artık.
Kendimi nasıl anlatayım?
İnsanlar, senin hayatına müdahale edemediklerinde
seni anlamaya değil, yargılamaya başlarlar.
Ulaşamadıkları her duruşuna
bir etiket, bir isim, bir hüküm bırakırlar arkana.
Önce sessizliğini çözmeye çalışırlar,
Vefa ..
Kimi sevdiğimizi bilmeden yeniliyoruz ..
Sor denilen duyguya ..
Kimler için üzülüyoruz bilmeden ..
Dost denilen duyguya ..!
Mutluluk neydi sahiden, bir kalpte mi saklıydı,
Bir çift gözde kaybolup tek bir isme mi bağlıydı?
Yoksa Rabbim yeryüzüne sererken rahmetini,
Her zerrede gizledi de biz mi kaçırdık yerini?
Bir sabah uyanırken yüzüne vuran o ışık,
Mutlu musun sahiden?
Bu soruyu kaç gece
Yastığın uygulandığı da
Cevabını senden alamadım.
Ben bilmiyorum çünkü,
Gülüşümün sesi bile yabancı artık kendime.
Umud ettirip yarı yolda birakmakta
cinayettir ..
Nasil bir acı olduğunu
İnsan hayatina nelere mal olduğunu
Yaşamadan bilemezsin ..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!