Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

emekleyen bebek
ittirerek havayı
biberonu seçecek
büyüyecek küçülecek
iğne deliğinden
geçerek dönecek

Devamını Oku
Akın Akça

Evde yenirse ocakta patlatılır,
sinemadaysan, armut ağzıma düş.

Patlamıştır evde yediysen.
değilsen evde halihazır gelir.

Devamını Oku
Akın Akça

Öyle bir tatile gideceğim,
bu hayatın canını çıkaracağım!

Öyle bir gideceğim ki
tüm ayna yüzeyi coşturacağım! !

Devamını Oku
Akın Akça

Johnny boy; don’t believe, just know cos ‘tis not aflying crow

-

Mars’ta beliren kanallara yüz belirteci oldu asıl;
Nasıl ayırt edersin kendini, bu değil uzaklaşmak..

Devamını Oku
Akın Akça

Adam çıkardı kuşları kafesinden.
Muhabbet kuşları veya kanaryalardı.
Gülümsedi onlara ve koyuldu işine:
Kuşları insanlara sergiliyor
ve onları daha büyükçe,
bonibon şekeri gibi renkli

Devamını Oku
Akın Akça

Bilmiyorum İki, üç ya da üç dört şey;
bildiklerimle yetinmiyorum.
*

Özgür olundukları için mi koşuyorlar bunca?
What the f? ** are we, Lennie? *

Devamını Oku
Akın Akça

Ölmüşün,

artı değerler verene dek;
içli dışlı olmak cesediyle...


Devamını Oku
Akın Akça

Ama sen gerçekleri ne
bilirsin Iago!
Anlatılsa anlamazsın,
anlamazsın dinlesen!


Devamını Oku
Akın Akça

‘Konuşan-kanatlı balık’ dut ağacında göründü
Ve ‘koç başlı-yunus’ bunu gördü;
Gözünde doğanın, betonarme’nin-tersi’nde: düz’üz-düz’ünde:
… Sümela Manastırına çıkan ağaçlar basamak yükseltirkendi;
Muhteşem Süleyman türedi, (Estese Coleridge’nin
‘Dans eden kayalarının arasında’,

Devamını Oku
Akın Akça

Üzüm bağlarından yapılma içindekiler şarap şişesinin
bulaşan kanına kırmızının ile ateşten yapılma külçe som altının;
işte o kadının öpüşünde kan kırmızı, o dudaklarda ve
o sapsarı saçlarda işte, ah onun rüzgarda savruluşu,
ay ışığında 'tarihin derinliklerinden kutsal cüceler'e
duyuran sesini ve yalvarıp yüzeye cançıkartan

Devamını Oku