Masum çocuklar mıydık karanlıklarda?
türbülansıyla savaşan...
Kaç zaman geçti ki...
Sana kalırsa, inadına, boktan bin asır mı.
Masumiyet akıyor
insan(ların) yüzlerinden;
yapamadıkları şeyler için,
ya da yanlışlarında,
(suçları içinse, değil)
Tıngırdatma bir yolculuğunda Trakya, zerafeti.
(Zerafeti tıngırdatma bir Trakya yolculuğunda.)
İstersen kaba ol; ve böyle, sağın yanında sol:
Pek geçerli bir hüviyetin, kendin için.
Yarışırken zamana karşı,
Kendine bakmayan bir çiçek,
Nehre bakıyor ha?
Bir merak, mantık adına;
Ne görüyor?
Süzüyor
İnce nağmeler yayılıyor
başaktacın üşüşen düşünceler açıklığında;
püfür püfür esiyor
sindirmeye çalışmayan rüzgar
ama hışmında
patlıcan sarısı bir patlamışlıkta,
'Açç'
diye bağırdı
ilkin,
konuşmayı edimleyen
bir küçük
bebek.
Seninle sürünmeyi seviyorum. En şatafatlı bataklıklarda Ve en balçık insan gerçekliklerinde.
İşte belki de burada, bazı başkaları için geçerli olan o sorun; ben seni cidden seviyorum.
O en insafsız, altında boyundurukların Haykırdım sevgimi hep sana; Zincirler vurulmuşken, önemsenmez
Gözüktürürken hava durumları – Dedim bunu, Yine o bazı başkalarını düşünerek- Sürünerek kavuştum sana;
Bu işler başkadır, Kederini bildiğimden ötürü –Bazı bazı, Suskunluğunun (senin) sebebi.
Ellerimiz birer kelepçe, mengene onların parmakları birer, fakat dökülüyor birer birer üstümüzdeki tortular.
‘Onlar yalan olmasalar da sebebi nedir bunun? ’ diye sorası geliyor insanın ya da insan olmayan birisinin.
Kaç kere daha gökyüzü geçit verecek ak pak, üzerine gölge düşmemiş dürüstlükler sanıyla sallandırılan tasmalara.
‘Şen ola! ’ diyoruz ‘yer yüzü …’ ‘Şen götürsün bizleri …’ Sayıyoruz bu yüzden duygunun yaşı olmasa da –
bu yüz’lerden ama, şu diğer suratlardan, zoraki verilen maskelerden bıkarak, hem en yakınlarımız tarafından
- sayıyoruz kelepçeler takıp mengeneler ile büktüklerimizi, ‘kaç tane? ’, ‘.. onlardan daha ne kadar ne kadar
altın`da m'ın üzerinde(si) nin üstü)
Who needs weapon anyway,
life expands the volume!
Mumun yanında
kaşarı bol, karışık
sandviçini yiyorsun;
ışıkları kapatıp salonda
-az restore,
romantikliğe.




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...