Otoban-pastoral Şiiri - Akın Akça

Akın Akça
1865

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Otoban-pastoral

‘Konuşan-kanatlı balık’ dut ağacında göründü
Ve ‘koç başlı-yunus’ bunu gördü;
Gözünde doğanın, betonarme’nin-tersi’nde: düz’üz-düz’ünde:
… Sümela Manastırına çıkan ağaçlar basamak yükseltirkendi;
Muhteşem Süleyman türedi, (Estese Coleridge’nin
‘Dans eden kayalarının arasında’,
Kaynak ve mağraların karışmış nağmelerinde!
‘Dağlar kadar yıllanmış ormanlar’ın;
Yeşillik ve Güneş beneklerini kucaklayıp, göklere yükseldi’ği o yerde)
-Al-Hamra-Granada’da!
Meyve-sıkan ağaçlar’ın yeşerdi yaprakları, can kazandı;
‘Tahıldan baş veren bitkinin nefesi karışsın’;
‘Yeşeren papatyalar’a, ‘derin-karanlık-kuyu gölleri’nde!
Okyanusun eni’nde, doğru ortasına; açık alan bir bölge var sisler içinde,
Kaldıran mazisini ve kendisini ‘tabanına sarkıtan’ okyanusun, tepeden!
Koç başlı bir yunus söz aldı ‘nadir bulunabilecek,
‘Capcanlı bir bukalemun gibi uyumlu-bir dut ağacı’ndan
Yaşamaya ve uçmayı öğrendi bir konuşan balık.
Pandoranın kutusundan çıkan;
Büyük mucizeydi rekortmen sequoia’larda bin yılları deviren
Ve ‘Dinozorlar Ormanı’ hala kıpkızıl: Daha hızlı, “is’li hava”da büyüdüler;
Or’daydılar, ‘Orta Avrupa götiği’nde, yaprakdöken’ler!
Sonunda bir ulu çınar -ölümsüz’leşmişti-
Denize durdu: bir dolun mevsimi, parmak şıklatışta -
Ay’da, gölün üstünde. gün doğarken Süphan Dağı’nda -
Kelebek uçtu, tan ağardı, gün batınca, yeni çikmiş, kozadan
… Kar vardı Aladağlarda:
(Bu kadar olur, sunni-gizil, oldu ya kendi doğası; yelkenin rüzgarı)
Çamur’a yetişmedi -Dedegöl zirvesindeki şu odun kulubede,
Sanki İstanbul-Ankara geçildi ‘masalevi-seyrüseferleri’nde, bir trenle!
-Nemli iklimi yurt edinmişti kendisine..
(İndirmeye muktedir, oynatsa parmağını, yıldızları)
İnsancıl, gülümsüyor, dik duruyor: ebediyen ve/ fakat yabanıl:
Ancak bak; adımları sıklaştı meşalelerin!
Ve koşar-adım, onlar! şimdi ise uçuyorlar -
Bir çöl büyüdü, ‘damla-vaha’ içinde, eşiğinde gökyüzünün
-Bu ‘arktik fiyort mağrası’nın: (Enchantress: gizemli çevrinti! pes! :
Yelken-rüzgarı, nazik suçlamalar; siklonlar’ken, bağdaşık, benliğiyle
-Kıyı döven köpüklerinde dalgaların:yağmur verdi suya, yetke)
İçindeki bir igloo’da!

-

açıklamalar:

Igloo:üstü ve duvarları buzdan,veya sertleştirilmiş kardan yapılan Eskimo kulubesi
Enchantress: ingilizce-> hatun buyucu,hatun efsuncu
Siklon: (Cyclone) Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde
hızla dönen rüzgarların oluşturduğu şiddetli fırtına,kiklon
yaprakdöken ağaçları: Orta Avrupa’da (misal Almanya’da) yetişen ağaç türleri
Yetke: otorite
Sequoia (Sekoya) :Binlerce yıl yaşayabilen bir anıt-ağaç türü

Samuel Taylor Coleridge’nin bazı dizelerine atıf:
“Dans eden kayalarının arasında’,
Kaynak ve mağraların karışmış nağmelerinde!
‘Dağlar kadar yıllanmış ormanlar’ın;
Yeşillik ve Güneş beneklerini kucaklayıp, göklere yükseldi’ği o yerde”

-Kendi türettiğim:

Meyve-sıkan ağaçlar: Meyve veren
Sunni-gizil
Yelken-rüzgarı: ‘Zaten yelken var, bir de rüzgar’ anlamında
Capcanlı bir bukalemun gibi uyumlu-bir dut ağacı
Betonarme’nin-tersi
Konuşan-balık
Düz’ün Düz’ü: Doğrunun doğrusu
Derin-karanlık-kuyu gölleri
Okyanusun eni: ‘Ufuksuz bir okyanus’ betimlemesi

Not:

Abir, Mucize, Güneyden ve Ucanbalik can dostlara, dostlukları için teşekkürlerimle
Ve David Lynch’in ‘Lost Highway’ filmine de bir anlamda gönderme

Akın Akça
Kayıt Tarihi : 29.6.2004 07:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • İbrahim Yavuz Zarifoğlu
    İbrahim Yavuz Zarifoğlu

    tebrikler..kısmet olurda şiir kitabınız çıktığında lütfen yanında hediye tarih ve coğ. atlası vermeyi ihmal etmeyin..birde genel kültür ans..severek okudum şiirinizi..

    Cevap Yaz
  • Emeli Hicran
    Emeli Hicran

    Senin renkli dostluğun da şiirlerin gibi hayal dünyamı aydınlatıyor...Teşekkürlerimle.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Akın Akça