kAZANDA KALAN BİR ŞEYLER VAR.
KARIŞTIRDIKÇA KARIŞTIRIYOR SHIPTON ANA.
YEŞİLLERİ ATIP MAVİLERLE DEĞİŞTİRİYOR
MERLİN'İN ÖĞRENCİLERİ,
KAVGA ETMEYİ BIRAKIP...
On altı milyarlık Dünya şehrinden -kıymıklar- sıyrılarak gelen, onların elleri çok kirli ve avuç içlerindeki yeşil noktaların rengi döndü artık mavilere. Fakat icra eden yine tek kişi, tek bir sevgi: Göze alacak o bazı şeyleri bu çiftlikte kaldıkça ve gelişimini görecek buranın, serpilişini …
Gecenin otobanında seyreden mahmur gözler; tahta turuncu ve alacalı direksiyonu başında eski bir turuncu yine, Tofaş yüz otuz bir’in …
David Lynch’in duruyor gibi gözüküyor Kayıp Otoban’ı -yol bizden daha hızlı, sanırım akıl değil, sayısı farkından ötürü kendi zeka pırıltılarının- arabayı hareket halinde izlerken biz; …ama bizi sürükleyen, birkaç şeritinden ibaret yalnızca
hareketsiz bu otoban, sayısız böyle yolun.
Bak bir de korkusuz olmuş korkusuz tavşan,
tavşan oluş'un ötesinde.
çünkü insanlar kanat takar kuşlara uçsunlar diye değil,
kendileri uçsun diye.
zaten uçuyor kuşlar, zaten koşar durur tavşan.
1.
Soracak olursan bana,
Alıp da sen önüne
Koyunları, plaja inmemiştin Sinan.
Ya da indin de
Komünal matruşka.
İç içe giden bebek annelerde atom altı;
olasılıksal görece-az etkin dizanteriler'den, kuş palazlarından.
Bir komün bile değil iletişim, komünikasyon, haberleşme.
Tanımaz 'hemşerilik' ve 'sıla özlemi' gibi saçmaca,
gerçekten bilinen ve harekete geçirici bir ayrılık
Önce “Türk’ten başka Türk’e dost yok” denirdi,
Şimdi “gelmezlerse gelmesinler, dünyanın sonu değil ki” çıktı.
Tam olarak neden bilinmez ama
Derinlerden bir kaynak sanki fokurduyor:
Her ne zaman, tam da o zaman;
Çok fazla antipati toplayabiliyor bu nevi düzmeceler,
Körebe oyununda
ipleri tüm kenarlara germişler.
Kör insanları, karşıdan karşıya geçiriyorlar...
Oraya gittim
ve tüm ipleri kopardım.
kalıplara sıkışmış ilerliyoruz
bir kadın anlatır sırlarını ve ne yapacağını öğrenir bir başka kadın arkadaşından/ dulmuş şuymuş buymuş/
ardında kapıların başka erkeklere /bir güvense gerekene! bir erkek döner ters sırtını yatakta asıl sevişmeden sonra /yan gelip yan yatar/ keçi cinsi subay eskisi kolik çiko yengeç
neyi nasıl yapıyoruz
neyi nasıl...
Korkarım tuğlalar örecek gökyüzünü,
kapanan gökle birlikte
aşağıya inmeye niyetlenen
kararsız ve belirsiz çalkantılarla
Ankara Ulus Meydanı’na uçak düşer, olaylar gelişir. Efsunda kalmış bilinenler farklıydı ama uçağın içinde uzaylılar vardı. Onu, havada izlemişlerdi. Sonra onda –uçakta- bir hayalet olayı yaşandı. O düştükten sonra bilinen tüm sakatlar ve deliler buradan türedi.
*Adam Ay’a bakıyor. Gözünü kısar, ondan aşağı ışık çizgileri indirir ve o, kuzey kutbundan ikiye bölünür. İki dilim-kanatlar açılarak yanlara, yavaş yavaş, aşağı doğru Titanik batar.
Neden tüm gezegenler, yıldızlar yuvarlak uzaktan; ışık düz bir çizgi takibetmezken? Uzaktan hem beyaz o dolunay




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...