Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

Where were you when I fell from grace?
neredeydin sen ben zerafetten düştüğümde?
A frozen heart an empty space
donmuş bir yürek bir boş alan uzay

Something's changed and it's in your eyes

Devamını Oku
Akın Akça

Aşağıda, geniş salona giden sınırsız hol’de yürüyor
Ve merdivenlere yapışan biri, zorunda yukarıdan bakmak

*

Bir tepe üzerinde -üzerinde kayaların, su ve sis geçirmez- durmak:

Devamını Oku
Akın Akça

Yok edeceğim o görselliği, yok edeceğim bu dünya yüzünden, geri dönüşsüz yok edeceğim onu bu yüzeyden.
Ve yeraltına hızmalanan -zan altındaki manastır ile kendi özerk kutsal bakire- Kutsallar daha okumaya
Dualar başlayacak. Ama bir faydası olmayacak. İşleyen demir Sezar’ın ünlü kafatasında, ve onun parşömeninde
Zırhın metaliyle savaşın, ışıldamayacak. Duaya sığınan bir kuru kalabalık, netamesidir o tanındık beşiğin
Ki hasta olana ilaç verilir. Ama en güzeli iyileşmektir. Bir üzüntü, bir kahkahaya umut verici idiyse,
Gelen kahkaha ömür boyu deneyim devşirici ve en has haz vericidir. Yereceğim bilinçli saklı kalan maskeleri

Devamını Oku
Akın Akça

Işıl ışıl
aydınlandı
bir anda ortalık! ! !

Yukardan geldi deli uzaylı.
Apansız

Devamını Oku
Akın Akça

Delirene kadar gülmek gerek
şu yeni jenerasyon Star Trek'çi Android misali,
duygu çipi takıldığında,
vücuduna

-değin deneyimlenene,

Devamını Oku
Akın Akça

Nostrus...
Tütsü
ve kazandaki önhavuzunda
tozun toprağın.
Gel bakalım beyaz dr. eskisi,
hemşire gömleğin benden.

Devamını Oku
Akın Akça

Sanıyorum olanca sessiz, bir mavi;
Ama buna kanmak için fazla lüksü yok.

Bir gömlek daha aşağısına
oturtup uğraşıyı bereketin;

Devamını Oku
Akın Akça

Adını koyamadım hala,
sen nesin, kimsin,
sen beni çok üzüyorsun.
bunca yıl beni tanıdın,
ama iteledin; ne yapmayı
kazanmayı umuyorsun.

Devamını Oku
Akın Akça

Mutluluğa giden dehlizler vardır,
karanlığın en kuytuya beşik.
Gün karartanı cinsinden hayatın,
ama solmasına muvaffakiyetsizlik.
Ve korku, bir geçiş-dizanteri;
köprülerin sağlamsa dönme geri.

Devamını Oku
Akın Akça

Öngörülemez bir anda tavşan dağlaştı;
içteki pınar dağa küstü,
bekleyişler bile hafifledi.
örümceğin nadas ipi,
kudretli çeliğin dahi kaldırdığından.
eh, sen sallan yuvarlan, örümcek maymunu

Devamını Oku