a.
Ağır kafatasları buz denizinin en dibinde:
Gülümseyen bir gözündeki gedik onun,
Aydınlatılmış ötesinden gelen ışığıyla okyanusun.
Alt çenesi yok, yerine onun;
Küçümser ve önemsemez
tavırlar olarak
kazıyoruz kuyumuzu.
Daha sonra,
bencil gurur
yapmalar olarak
Above the ocean lived a compact, youngster shepherd
Having his spacial hammer ‘n nails in his bag,
he established this wooden, home shed
on the surface of a day like a lover with no tag.
Youths aren’t prouder than a mermaiden, 1)
Sabah, perdede günışığı
çeşitli gölgelenmeler oluşturuyor.
İçten,
benim gördüğüm
bu gölgeler:
Güneş bunu görüyor mu?
Güneşi yansıtır
öfkeli tente.
Ama sonra,
rüzgar çıktı
bir ara
Ve ordan
gözetmeksizin
koşul ve çağ,
artık insanları
tek bakışından tanımlayan
bir lafından
içini okuyan
Bir araya yakınlaşarak, derdetmeye başladı
Yıldızlar, şu çevredeki kara örtüyü, örtüşerek el ele.
Derken topaklaştılar, hacimleri büyüdü büzülürken,
Her zamanki gibi; ama daha da fazla ışıyorlar.
Çünkü Neuman ne düşünür bilmem fakat, Neuman Makinası’nın kopyaladığı
Milyonlarca küçük şu cihaz bu kez
Kutsal üç'ten iki tane, ve hatırsız şanslı altı'ya bir üç tane ekleme, koç'a şanslı gelir dokuz sayısı gene.
I. 3,5 KİLOLUK, DAMIZLIK, YANAKLARI BALONCUK TİLKİ UYKUSU
NE KADAR ŞANSI VARDI TİLKİ
OLMAK İÇİN BU TİLKİNİN BİLE.
Addition of the days reach core.
F & B. Food and beverages
and mirrors! mirrors of night
and roaring trees behind these cryin mirrors.
It was a singular cell,
Fazilet mide bulantısı olsa, körsır ne, ne imleç?
Odadaki baraka, nerde olabilirsin sen?
-
Bir şeyler var içeride.
Ruh gibi şeyler...




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...