-
İnsanın koşullanmışlıkları
kedinin kuyruğuysa
olası, ona basılmasıdır
kedinin kuyruğu da.
ii. a
Bir açıklama,
ilikler kadar var edilir;
nehir olmayan Kavaklıdere sularında:
Eti kemik geçiyor.
Kavaklı’daki dere Ankara’da nerede?
İyi de niye bu olaydan hazzetmedi,
içinde kafatasının
sayı boncuklarının
cetveliyle doğan bu çocuk?
Bir kese asılıydı
çelikten çerçevesine
geçmiş denen bir inanç,
bilmek adına gelecekte bugün yazılmıştır.
kadın anlık yaşar, prangasına suskun erkek de.
ama pençe hayatı dürter ve
istikbaline geçmişin isyan eder
Unicode olarak 'Batı dili'ne
çevrilmişliği' andırmıyor mu bu? ?
Not Defteri-Metin Belgesi'ne aktarsan;
kaybolmamasını istersen, ya da o biçemin..
, dönüştürmen icabı vaziyetleri...
[ Hayır Elli, öyle (değil)
Babam için ne kadar da bebeğe benziyorsun, küçüğüm. Bir bebek doğduğunda bir şey anlamaz, bir tavuk gibidir, ya da bir horoz. Hatta çocuk olduğunda bile, ileride çok şeyi hatırlamayacağının farkında değildir, arkadaşlarıyla gençlik kulüpleri kurduğu o günlerdeki gibi, çok sözler verilir, gece yemekten sonra anne-babalardan salınma sözleri vaatleri alınır, daha sonra o fenerlerle ve walkie talkie’lerle gizli, metruk yerleri araştırmak için… Çok sözler verilir ve/ ancak çok çabuk unutulur çoğunlukça. Ama bu çoğunluğu yalanlarcasına her bir vaka sonrası bir kişi çıkar ki o 6, 7 kişili grup içinden, işte o ayıran kişidir her bir zaman, kavga edildiğinde şehirde maçlarda, ana caddede ve v.s.. Sevmez de hır gürü, oyun oynamak onun için ikinci plandadır. Esas uğraşı, bir araya gelinmesidir (ki zaten varolan oyunu da kapsayan, aktive edecek olan bu değil midir) ]
Bilinçli tek yönlü yolculuk kabini; hile değil, kontak.
KARADELİKLER
Gökyüzü binlerce yıldır tutkunu olduğu muz ve anlayabilmek uğrunu büyük gayretler sarf ettiğimiz meraklarımızın basında gelir, insanoğlu, başının üstündeki o sonsuz ve bir o kadar da gizemli uzayı tanıyabilmek için elinden gelen tüm imkanları seferber etmiş, geliştirdiği dürbünlerle, teleskoplarla, uydularla uzayın derinliklerinde ne olup bittiğinden haberdar olmaya çalışmıştır. Araştırmaları süresince, evrendeki konumunun ne olduğu konusunda bir karara varabilmiş, bunun yanında gittikçe artan yeni sorunlarla karşı karsıya kalmıştır.
Bugün, artık devasa bir evrende herhangi birinden pek farklı olmayan bir galakside ve küçük sayılabilecek bir yıldızın çevresinde hayatımızı devam ettirmeye çalıştığımızı biliyoruz. Yine sunun da farkındayız ki, en gelişmiş aletlerimizle ancak uzayın çok küçük bir bölümünü izleyebiliyoruz. Fakat buna rağmen, evrende bulunan maddenin yoğunluğu, kainatın ve dünyamızın yaşı, big-bang'le evrenin nasıl oluştuğu gibi birçok kozmolojik sorunu açıklayabilecek derecede fikir sahibiyiz.
Evrendeki olayları, zaman zaman gözlemlerimizden hareketle bazen de ortaya attığımız kuramlarla açıklamaya çalışırız. Bu durumda, evrende olup olmadığını bilmediğimiz bir takım sonuçlara da varabiliriz. İşte karadelikler de varlığı konusunda hiçbir şey bilinmeden, bütün matematiksel açıklamaları ve teorileri elde edilmiş nadir konulardan biridir.
Nefrete duyu verme,
Sadece bil ve hisset.
Şer, duyan ve görendir;
Bu kadar basit.
Zevkle yaptığın bir şeyden zevk duymayı da öğrenmelisin,
Karşına dikildiğinde başka zorluklar, yoksa nicesin.
Sevmek dediğin kör kütük sarhoştur ve kendi etkiler sana;
Çünkü sen dürtmüşsündür onu, biraz ittirdiysen eğer fazla;
O bağırıp yakarmaya başlar, sevgi ki aslında o da sensin
Ve es geçebilirsin böylece, mutlu eden bir olguyu.
Cronos’un çalgıcıları
(Başlayış için
Bir belirleyiciliği …
.. Zamana-tetiği)
Değil hatta ama; kaşımız, gözümüz …
: Ve değil zaten valsi ağaçların,




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...