ii.
'Buraya gelmişleri daha önce.'
dedi dede.
Şaşırdı karaca. titredi.
Buzağı gibi kolları boşaldı,
Duvarda geziyorken bekliyor: havalar sıcak.
Kovanyel sürükleniyor: dakikalar ırak.
-
Saatler ilerliyorkene,
Yoktan zırladı pir durdu önüme bir pire:
İçini doldurup astı kapıya bir akrebi
Çölden yayan gelen devesiz bedevi.
Görenler şaşırdı, burası neresiydi?
Bu bedevi nereden buraya gelmişti.
Sorular soruldu, yoğruldu cevaplar,
tan ağarırken
umutta doğrulur künefe.
hafifçe kızıl geliyor gökyüzü,
derinden.
bir gül bir güldür.
Kendi başına
ortalıkta sırıtan bu kırmızı gül
aslında pek aldatıcı;
görünmez onun elleri gelen şafakla, teki onlardan,
diğeri ve buluşan günbatımıyla -örselenen yine aynı hummayla
- kıpkızıl; döner.. fırıl da fırıl…
Bayır yukarı koşuyordu Alice fırtınalı ikliminde dağ duvarından o devasa
çatlağın bir akşamüstüsü hemzemininde aşağı devirir gibi pedalları, yarıktan içeri
hoppa düştü; itelediği, gökyüzü dalgalanmalarının, ileri kah geri! …
Tek celsede pek çok kere püfürmekte ve harikalar diyarı üflenmekte;
Carroll dağa doğru bakıp uzay-zaman üzerinden boyutları düzlemekte …
güneş geldi, gün doğdu;
gün geceyi korudu.
Düşüp güneş getirip akşamı,
geceyi başlatacak,
Yöntem, yol yordam bile
ötesindedir eğitimin kendisi,
yanı sıra tüm bunların...
Aldığı eğitimin
kölesi olmamacasına,
üst uzay burası olamaz
çünkü bağlantısı yok.
nasıl bir yer burası,
Tanrı denilen, bu mu?
yoktan varediyorlar,
çok sevince, değerler...
Lewis Carroll, Alice tavşan deliğinde yok;
Şapkadan armut çıkardı.
Sabır, eylemdir
Ama fal asla bakmayacağız –




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...