GÖREV BAŞINDA
İznik
Beştaş’ın Peşinde
Bu ayki İznik konusunun fotoğraflarını çeken Kemal Nuraydın’ın en büyük sorunu kötü hava oldu. Bu yüzden ağırlığı iç mekan çekimlerine verdi. Çini çalışmasının kendi zorlukları da vardı. Kapaklarını 24 saatte bir, sabaha karşı açan çini fırınını çekmek için Nuraydın birkaç gece sabah 03:oo’te uyandı. Çünkü fırına gittiği ilk gece, Remzi Usta’nın mal koymadığı nadir günlerden biriydi. Tek güneşli günde ise fotoğraftaki Dikilitaş ve çevredeki eserler çekildi. Nuraydın ve yazar Nazım Alpman, meyve bahçeleri arasındaki antik eserin yerini bulabilmek için traktörlü birkaç köylünün yolunu kesmek zorunda kaldı. Anıtın bir yüzüne kitabesi özenle kazınmış, diğer yüzünde ise futbol takımlarının adları boyayla yazılı. Kitaplarda Dikilitaş’ın beş değil altı parça olduğu ve en üstte olması gereken parçada bir kuş figürünün olduğu yazılı. Bir söylentiye göre bir köylü en üstteki taşı bir kementle aşağı düşürmüş.
s.56 national geographic Türkiye mayıs 2005
Göz ve el tahlilinin
tarih olduğu bir çağda;
ön ince kapı, kapının üzerine monte,
plazmasal,
elektronik bir tablaya yazılan
doğaçlama istenen bazı yazılarla açıldı.
Kırık kanatları vardı havada kırılan aynanın;
aldım birleştirdim, tüyleri teker teker.
Çok çabuk ilerledi lokomotif ve onun çektiği vagonlar.
Karda kışta aştı, köprüleri, yolları, dağı bayırı.
Kıvançtır rüzgar için itmek ittiğini.
bölüm i.
a.
Tabloların, sahteleriyle değiştirildiği doğru mu gezegende?
Ay ne kadar parıltılı imiş; 8O’li yıllarda evlilik, evcilik, evcinick
Bir inşaat tersanesi fotoğraf stüdyosu, hayal arkası, parlak –
Kırkikindi gibi şu akşamüstü
Tepe rüzgargülü meraklı bebek
derken daha da bir bakışmabüstü
Ey bebek, gül oyna! düşünme be pek
ve değerlerde bir, beklenen en son
Arkana dönüp bak şen gün görürsün
Ne bulacaksın ki başka şey önde?
Elin eldedir de sen dövünürsün
Kendine müsade her şeyden önce
Evlilik zulümdür sevmezsen hayır
Sayılar arttı da göl kıyısının
Yengeçler orada hala yampiri
Bana göre ilginç onlara normal
Varetmek tedavi dişli vampiri
Tüm otuz ikisi yerli yerinde
Bizi akıtan şu çok da kendinde
Dere'de yatağı us yumuluyor
bornoza bilişsiz sarf kuru ise
Şuur ve tam aksi tek kavrulmuyor
Yağdı yağmur deli ya sevin ya öl
antoloji.com gruplarından 'Ay Karanlık Şiir Grubu' için,
'lacimor...Merâl Özcan'ın anlamlı ricaları üzerine yazdığım bir şiir
KADER İLE VICI VICI
Nasıl bir şey bu?




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...