ayrılıktan hasret içtim
suna boylum serden geçtim
yalnızlığı kendim seçtim
suna boylum hasret içtim
hasret ektim özlem biçtim
güle hasret duygu dolu
öter bülbül seher vakti
ayrılık zor zalım gurbet
nedir kavuşmanın yolu
saçımda çoğalan aklar
bağlansa da elim kolum zincirle
bir köşede kalsam onmaz derdimle
gönlüm avundukça senin sevginle
kızıp kahredemem ben kaderime
olmasan da gönlüm seninle dolu
sararıp boynu bükülen güllerin
derdi ney ki hepsi birden soluyor
gurbetin zulmüne dayanamamış
bakın şu garibe dertten ölüyor
dağları baharı görmeyen yerin
bağladığım günden beri
varlığımı varlığına
pişman oldum diyemem ben
seni böyle sevdiğime
bakma her gün dertli dertli
bak mevsimlere dön bir bak
dolu dolu özellikle
renk cümbüşü güzellikle
canlı cansız varlıklarla
bir alemdir bir alem o
dalgalar usul usul dövüyordu kıyıyı
denizin masmavi derinliklerinde
oynaşırken balıklar
bir yengeç tutunmaya çalışıyordu kayalara
bir martı gezinirken ıslak kumlarda
basit görme sırrı derindedir derinde
çıkar birer birer inan mahşer gününde
geçirirsen günlerini tatlı serinde
fırtınalar kasırgalar eser yerinde
bir garip hüzün doludur
gurbetelde akşamlar
gündüz su gibi akan yaşam
akşamları yavaşlar
dertler sarmaş dolaş
biliyormusun bilmiyormusun biricik biriciğim
benim bağrımın bağında bir begonyasın
bende benliğimde benimsin benimlesin
bendesin benim beğendiğimsin
boyunla boynuna boynundaki benlerine bayılıyorum
bene bakıyorum beni buluyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!