bakın hele şu mazluma
derdi çileyle dolaşmış
garip gurbetin elinde
ölümle randevulaşmış
çaresiz perişan halde
azraille kucaklaşmış
bir zaman diliminde bir süre kalmaktır yaşamak
mümkünmüdür onu geçipte aşmak geçmişe dönmek
yada gelmeden gelecek zamanda bulunmak
bir paydır ömre ayrılan zaman mümkünmü fazlasını almak
ne bir dakika az nede bir saniye fazla olurmu varlıkta kalmak
olabilirmi varlığı manadan manayı varlıktan ayırmak
gördüğüm seher bülbülü
dertli dertli öttü yine
dert ile dolmuş isyanı
yüreğinden döktü yine
efkarlanmış yaşlı gözle
seher vakti bir çığlıkla uyandım
gördüğüm rüyayı sandım ayandır
o yardan yanada bağrım yanıktır
sandım kara toprak onu alıktır
anladımki çığlık başka yürekten
şehri istanbulun derttir gurbeti
insanın insana yok merhameti
aldatıcı hile dolu sohbeti
şehri istanbulun derttir gurbeti
gözler kuşku dolu yürekler korku
önemlidir aşkta verilen sözler
her şeyi bir anda anlatan gözler
tatlı tebessümle gülen o yüzler
nerde anımızı süsleyen dünler
çok emin dillerle sözler vermiştin
daldım deryasına ahvali halin
yandım yandım ben kavruldum erenler
korkutan günahım payda vebalim
delimi bu divanemi diyenler
dünyanın varından medet umanlar
sana bir şey söyleyimmi
öyle işledin öyle işledinki
gönlüme yüreğime ruhuma
hücrelerimin her zerresinde
milyonlarca sen var
sensiz hasretim yurduma
ruhumda köpürür sevda
eser onda hep fırtına
sana doru senden yana
vurdum abamı sırtıma
aşkıma ihanet edip neden beni terk ettin
artık bitti sevmiyorum deyip çekipte gittin
bir paçavra gibi beni neden savurup attın
dayanamadım buna ben sana intizar ettim
sonbaharda vurgunlar yemiş gibi olasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!