ceylan gözlerini sevdiğim dilber
sensiz gurbet elde oldum bak beter
dualarım belli ayrılık yeter
küs gibi durupta etme bin beter
hasretin özlemin yürek otağı
çağırdım leylayı ses verdim çöle
bülbül feryadımı iletti güle
halde perişanım düşmüşüm yola
kapılmış giderim bir coşkun sele
nere gurbet bana neredir sıla
ömürden gidiyor bütün hep günler
nerde hani geçip giden o dünler
solar sonbaharda dalında güller
bahar gelir başka tomurcuk açar
ey sevgili bırak artık inadı
gülüm benim pınar suyum
yavru ceylan gibi huyun
nede çabuk geldi uykun
uyudun uyanmıyorsun
sanki dün geldin dünyaya
nidayı bülbülün namesi güle
ismin fermanını yazıyor dile
beden ayrılığın dolu bir yele
kapılmış savrulur diyarı ele
derman durur dertten uzak
hasret özlem gurbet tuzak
oturakta efkar yazak
yazak nazlım efkar yazak
hasretin gülleri solgun duruyor
gurbette ayrılık kötü vuruyor
feryadım çok amma kimse duymuyor
derdimin dermanı merhem olmuyor
bilmezdim ayrılık bu kadar acı
bağırmak boşuna feryat boşuna
ecel gelip cana gel gel deyince
servetinle malın fayda eylemez
ruhun bu dünyaya bay bay edince
fıtratın bakidir varlığın fani
diktiğimiz gül fidanı
hemi eğri hemi doğru
dallarında yaprakları
biraz yeşil biraz sarı
her gün uğruyorum ona
gafil olma gafil nazlı sevgili
solar bir gün varın cevherin gülün
bahardan bahara murad bülbülün
ömrümde bir bahar yaşat sevgili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!