gönlüm efkar dolu dilim susuyor
yüreğim yanıyor nefret kusuyor
gurbet zalım hasret her gün inliyor
türlü dertler sardı canım yanıyor
gözlerim uykuya hasret
yollarını gözlemekten
bitti sabrımdaki takat
seni her gün beklemekten
yoruldum artık yorgunum
bıkıyorum yaşamaktan
derya derinliği o ahu gözler
ağlamaya değil gülmeye layık
o gözler ki anlamda manayla dolu
derinliği dipsiz güzelliği sonsuz
baktıkça dalınır daldıkça dalınır
hal dolu halde haller dolu hal olunur
bakıyorum gözleriyin içine
gözler yalan söylemezler güzelim
gözlerimle gördüm o gözlerinde
yalan dolu akan sahte yaşları
gözyaşı sebepsiz akmaz ki gözden
hasretin isyanı dökülür sözden
yürek sızlamazdı acı hüzünden
gurbete giden yol geri dönseydi
gönül hüzün hasretiyle gezmezdi
her günü gönlünde aynı tutarak gezmek ne güzel
güne gölge düşürüp güneşi karartmadan
kararda yargıya ne gerek bülbülü arıyı halde görmeden
bülbülde bağda gezgin amma nameyi daim güledir
arı kırda uçar amma çiçeği petek peteği bal kovandadır
gözlerin alsın beni
deryaya salsın beni
kalbin gönlün yüreğin
haykırsın sevdiğimi
gülşenim
ağlama yaş akmasın ıslanmasın
derinliği derya ahu bakışlı ceylan gözlerine
layık değildir ağlamak
gülümse gül yüzünle
güller açsın yanaklarında
bir gönül oyunu sandığın duygu
şu dertli ruhumun derin yarası
sende değil ama belki hiç kaygı
bende vazgeçilmez yürek narası
seni düşündükçe şaşıyor aklım
gönül derdimin dermanı
yarde yaşamak vuslatı
gurbetin kahrı kederi
çekmektir türlü hasreti
vuslat yok hasreti çoksa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!