bir varmış bir yokmuş var övünmüş yok yerinmiş
deryalar uçsuz bucaksız hemde çok derinmiş
yaylalar yüksek çokta serinmiş
mehtap gök yüzünde yıldızlar uzakta muhteşemmiş
köz küllenmiş tarla ekilmiş ürün toplanmış hasat yapılmış
uzaklara bakılmış dalınmış dalğınlaşılmış
şu feleğin çile dolu çarkını
çevirip tersine döndüremedim
yüreğimde yanan hasret odunu
uğraştım uğraştım söndüremedim
çok çileler çektim acılar gördüm
gurbet elde geldi geçti
türlü türlü derde düştü
sensizlik kefeni biçti
çilelerle geçti ömrüm
bahar bilmem kış yaşadım
akşamdan akşama bir garip bülbül
öter viran olmuş gönül bahçemde
dertle dolu yürek tutuşur yanar
ayrılık hasreti dertli başımda
bilmez yaz baharı kırı çiçeği
giymiş kırmızıyı üstünde yelek
gülmüş yüzüne bahtına felek
bakınca cemaline sanki bir melek
ahu gözlü güzel çok güzel
çıkmış avluya salınır gezer
ahu ceylan gözlü biricik yarim
gurbette perişan çok kötü halim
haykırmak istiyom dönmüyor dilim
içime akıyor gözdeki yaşım
sevdan susadığım pınarım oldu
derde düştüm derman arar dururum
ah çeker bağrıma sille vururum
hata günah suçu bende bulurum
yare lafım olmaz onu korurum
onun yarattığı dertler olsa da
uzansam yıldızlar avuçlarımda
gibi ilhamın doluca cana
sevdan bir ırmak olup akıyor
damarda sana susamış kana
çölde günlerce bir damla suya
sevdasından halden hale girdiğim
hasretiyle özlemiyle yandığım
yokuğunda çaresizce öldüğüm
hastayım derdime dermanımsın gel
gel artık bekletme dermanımsın gel
derde düşmüş dermanını arıyor
tabip olmayana bile soruyor
dostları ağlıyor düşman gülüyor
çaresiz yatıyor ölüm bekliyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!