Ahmet Kölecioğlu Şiirleri - Şair Ahmet K ...

Ahmet Kölecioğlu

sensiz hayatın acısı
çöküyor hep yüreğime
hasret kalıp yanıyorum
bulamadığım sevgine

nasıl anlatayım sana

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

bu nasıl bir dünya nasıl bir gurbet
sensizlik çok acı çok kötü hasret
şaşırmış yolunu yitirmiş dertler
mekan etti beni şu gurbet elde

param parça etti gurbet dünyamı

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

kalkar sabahın erinden
sütünü alır sürüden
bal alır gibi arıdan
köyümün güzel gelini


Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

yaktın hep orta doğuyu
yıktın binlerce yuvayı
intizar dolu duayı
aldın buldun koronayı

mazlumların memleketi

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Önemlimi memleket sevince ülkeyi sınırlar bizim kekik kokan yaylalar yalçın kayalar ve dağlar deryalar ve mavi dalğalar

Gök yüzü kainatı kaplar ama ben bulunduğum yerden tümünü görürüm yıldızların hepsini ayı ve güneşi tıpkı diğer memlekttekiler hatta diğer ülkedekiler gibi

Toprağım var benim bire yüz bire beş yüz veren nasırlaşmış eller kazmayı küreği tırmığı kavrayan dağların yamaçlarında yaylalar pınarlar koyunlar kuzular miski amber renkler ve kovanlar kovanlara konanlar ve insanlar yüzleri güleç yürekleri yufka gönülde sevda hasret özlem alın teri ekmek toprağa işkence ederler parçalar yırtarlar bıkıp usanmadan sadistçe ama yürekleri yufka gönülleri sevdalı sineği kovar karıncayı incitmezler sularlar tohumdan sonra toprağı başaklar filizlenir boy boy yeşillenir toprak

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Hani o bahar akşamlarının tatlı esintisi var ya insanın içini serinleten hani o yemyeşil kırlarda renk renk cümbüşü çiçekleri çiçeklere konup uçan kelebekleri arıları seyre dalar hayaller kurarsın ya

Hani sahilde kumsalda uzanıp güneşin batışındaki o muhteşem ortamdan doyumsuz bir haz alırsın ya hani gece yarısı bulutsuz berrak bir havada ayın oluşturduğu türlü duygular yaşatan tatlı loş aydınlık var ya

Hani deryaların baktıkça derinleşen o muhteşem iç açıcı gizzemli güzelliği var ya hani şelalenin o tertemiz suyunun şırıl şırıl akışındaki o ruhu dinlendiren serinleten o ahenkli akışı var ya

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Neyi nasıl anlatayım yada nerden başlayayım anlatmaya gönlümdeki sevdanın yediği vurgunumu beynimdeki düşüncenin karışıklığınımı yoksa ruhumun yangınlarda damla damla nasıl eridiğinimi bilmiyorum

Ama şunu çok iyi biliyorum ki bir çıkmazda bin pişman olsamda seni sevdiğimi
seni özlediğimi alışmışım derdinle bütünleşip seni dermanım görmeye kendimi sende kaybedip seni aramaya

Bulmaya çalışıyorum seni arıyorum ama yoksun bulamıyorum onun için kendime gelemiyorum kendimde değilim sende kayboldum ben sendeyim bulduğum zaman seni kendime gelir kendimde olurum

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Gecenin rengi değişmiş koyulaşmış karanlık yıldızlar görünmüyor ay penceresine kara bir perde çekmiş esinti kaybetmiş sıcaklığını biraz üşütüyor hava yağmurda çiseliyor hafif hafif ıslanmaya başlamış yorgun ruhların ücretsiz beleş otelleri kuytu kaldırımlar parklar ve banklar

Sonbahar başlamış belli ardından gelecek olan kış zaten olmayan aş bulunamayan iş şimdi birde soğuk ta ciğerlere kadar işleyen mekansız ve yurtsuz yorgun ruhları taşıyan bedenler yine perişan yine halsiz

Bahar aylarında yaz mevsiminde idare ediyor etmesinede kaldırımlar ve parklar yani ücretsiz oteller ya sonbahardan sonra gelen kış öylemi ya yarı aç yarı tok bedenler beton zeminde ıslak yerde hele palto inceyse battaniye yoksa birde evet yoksa birde

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Gel otur soframa gel otur gülüm tatlıdır acı soğanım özendiğin dünyanın balından kaymağından ekmeği bölüp birde lokma aldınmı mercimekli pilandan yudumlayarak taze köpüklü ayrandan havasını soluyup içtinmi suyundan vaz geçemezsin benim cennet köyümden

Hele baharla birlikte yeşile karışmış renğa renk örtü serilince toprağa zikrini duyarsın gonca gonca güllerin pampal pampal açılırken Allaha

Gel dinle ne olur aç gözünü bak gör her şey ne kadar yapmacık ne kadar sahte dostluklar çıkara dayalı menfaat ön planda doğruluk değer bulmuyor üstelik horlanmakta bir ortam oluşturulmuş ki üretmek yok üretilene konup üreteni harcamakta

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

sabahın alaca karanlığında sessizce süzüldü sokak kapısından dışarı
ortalığı saran sinsi bir ayaz taa ciğerlerine kadar dondurdu paltosuz adamı
ama o hiç aldırmadan hızlı adımlarla yürüdü durağa geç kalmamak için işine
ama bir derdi vardı belliydi taa içinin derinliklerinde duran
bir gün önce ev sahibi gelmişti yine kapıya hiç bir şey söylemesede
ona yetmişti o ağızlar dolusu küfür etmişcesine

Devamını Oku