ŞAHININ ÖZELLİKLERİNE
DAİR HARUN REŞİDİN HİKÂYESİ
(Devam) 1
Sahip olmuştu sanki dünyaya
Ermişti eşsiz bir rütbeye şana
Dahi Onun şerefli simasından
Bilinirdi amacı o canın
Nur idi Nebi’nin yüzünün aynası
Görünürdü rızası ve gazabı
ŞİİR ve AŞK
Herkes kendi işine baksın
Benim işim şiir yazmak
Şiir demek aşk demektir
SÜRGÜN
Yıldızlı bir geceydi
Dağ gibi şiirlerin arkasında
Geldin ve oturdun tüm haşmetinle
SENİ HATIRLAMAK
Ne zaman seni anımsasam
Bir çift göz gelir karşımda durur
Ne zaman seni anımsasam
OĞUL OĞUL ÖLÜMÜN KARDEŞİ OĞUL
Oğul oğul ölümün kardeşi oğul
Baba bunu bildi
DAR GEÇİT
Onu gözlerim arıyor yine. Yaş farkını hatırlamadan, statü farkını hesaba katmadan, gönül ferman dinlemiyor diyerek, onu gönlümden söküp atmaya çabalasam da başaramadan, yarı ölü, yarı diri bir hayat sürüyordum.
Onu o gün cenaze sonrası göreceğimi adım gibi biliyordum. Öğretmeninin cenazesine geleceğine emindim. Cenaze namazından sonra onu gördüm. Ama görmezlikten gelmek istiyordum. Öyle de yaptım. Derse gitmeliydim. Dersim boş geçiyordu.
Onu ve arkadaşlarını görmezlikten gelerek ilerledim. Yürüyüş yoluna gelmişim ki ece yolumu kesti. Elimi öptü. Bu dersimden sürekli kaçan öğrenci elimi öpüyordu. Ardından Çağla geldi. Onunla tokalaştım. Hocamız yaşlı değil ki dedi. Evet dedim ben el öptürmeyi sevmiyorum. Kendimi yaşlı hissetmiyorum. O ve bir kaçı az ötede durmuşlardı. Onları görüyordum. Yanlarına gelmemi bekliyorlardı. Gitmedim, gidemedim.




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim