Dünya hapsinde sorgudayım,
Mahcubiyetten kalkmıyor başım,
Kendime dinmiyor hıncım,
Kendimin hem hakimi hem celladıyım..
Bağışlanmıyor vicdanım,
Kuklası pis düzenin masum,
Çıkar hiç bu denli mi suskun?
Dilsiz havariler sırtını yaslıyor,
Yok mu dur diyecek yorgun,
Miskinlik oldu başa bela durgun..
Umudum asık yüzümde saklı,
Nefretim zihnimi ucuz şarap gibi yaktı,
Gözlerimde kuşku bulutu dolaştı,
Dudaklarımı ısırdım, biraz duraksadım..
Gözlerim doldu, dudaklarım titreşti,
Bu dünya yalan üzerine kurulu, biliyorsun...
Maskelerin ardında saklanan o küçük ruhlar...
Sen dik durdukça, onlar karanlıkta boğulacak.
Sıra sende... Gerçeği anlat.
Gülümselemeyi güçlükle bastırdım,
Yerdeki süzülüşünü izledim güneş ışığının,
Soldu güneş ışığı,
Mabet yine loşlaştı..
Yükselen bulut anlamlıydı,
Düşe kalka yürüdüm, yolum tozlu bir rüya,
Nefsimi kurban verdim, bu bî-vefâ dünyaya,
Her tövbem bir hıçkırık, her isyanım bir yara,
Rûy-i siyahım ile, vardım o tecellâya.
Kırıldı şeh-perim, uçamadım fevklere,
Nilüfer yaprakları serpilmişti,
Berrak ve serindi,
Boğucu bir hararet,
Yüreklerde art niyet ve küstahlık depreşti..
Canhıraş çığlıklar havayı yırttı,
Şehrimin sıcak rüzgârına,
Düş kırıklığıyla güldüm..
Somurtmuştu çehrem,
Ufukta manzaramı yaktım,
Elimle verdim insanlığı..
Aldanır sınamayan,
Yutulur sakınmayan,
İşini bilmeyen şeytanın kuyruğuyla oynadı,
Düşler pahalı sırdı..
Bakışlar donuk, yorgundu,
O bayat öğretiler sıkıcı,
Öldürdük biz masum insanları,
Sende bende suçluyuz,
Af dileyeceğiz hemde herkesten..
Belirlenmiş ücra hayatına dış çizgilerle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!