Gökyüzünü kucaklayan bulutlar,
Toprak anadan müjde var,
Güneşin tanecikleri düştü,
Ağlıyor gökyüzü bağrından bulutlar..
Camların güzelliği sadelik nişanesi,
Yalan hapsetmiş bedeni,
Nerede şu deli kasveti,
Yanımda gezdiririm hayalimi,
Bir kaybolur birde yok mu cesaretim..
Dağlar yürür üzerime,
Tertemiz umuda kaftan diktim,
Acımasızca abandılar üzerime,
Pıhtılaşmış kan fışkırırken,
Kendimi toparladım güçlükle..
Yalan yutmuyor hileyi,
Beni özgürlüğümle yalnız bırakın,
Gönüllere sahte gülücükler ediyor akın,
Hüzün doldu yüreğime özgür bırakın,
Bir fotoda hapis ediyorlar bizi mahkum kaldık..
Dostlarımın sert sözleri etti kulağımda yankı,
Sükûtu cihette yalnızdım,
Yalnızlık bana yalnızlıkla vardı..
Ne vardım ne yok, sükûtta aslım,
Gözlerim âmâymış, oysa yalnızım..
Bâhâ çöle hasret,
Deliler zaten yalnızdır,
Tersine doğru yalnızlar delidir,
Kayıp, arıyorum geçmişin esrarengiz izlerini.
Sözlerimin şarkısını içimdeki deliye,
Haykırıyorum melankolik sözlerin kasvetine,
Öldürürüm merhameti, gömerim,
Çıplak iskelette her zerreyim,
Dağıttım vicdanın sesini,
Duymadı vicdan, parçalandı bedenim..
Kapattım kepengini gönül dünyamın,
Kanmak istemiyorum çirkin yüzlü yalanlara,
Aldım beni taşıdım yalnızlığın odalarına,
Anılmak savunulmak dahi istemem,
Istenilseydi evet verirdim canımı bile..
Aç kurt gibi beklediler tek açığımı bile,
yüzüme, tüm zehirli sözlerini püskürdüler,
boynum bükük, sustum..
yalnızlığıma oklarını fırlattılar,
çevremdeki sana kızdılar, sustum..
gönül yarama tuz serptiler,
Kahramanca birer ölümü olmalıydı,
Fedailerin içerisinde bir çıkar olmalıydı,
İçindeydim şimdi koca bir amfiteatrın,
Bırakmalı bölgeyi belli belirsiz aydınlatmayı..
Sahnesine asırların tozu sinmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!