Kuklası pis düzenin masum,
Çıkar hiç bu denli mi suskun?
Dilsiz havariler sırtını yaslıyor,
Yok mu dur diyecek yorgun,
Miskinlik oldu başa bela durgun..
ellerimde, mürekkep iz yapmış,
herşey, seni anlatıyor,
herşey, seni söylüyor,
seni haykırıyor işte, herşey..
başım öne düşer, olamam mani,
dünya değişiyor,
devir teslim yapıyor,
vardiyalar sersemletiyor,
kalp tuzakta kördüğümleniyor..
caniliği, mesken tutan,
Umudum asık yüzümde saklı,
Nefretim zihnimi ucuz şarap gibi yaktı,
Gözlerimde kuşku bulutu dolaştı,
Dudaklarımı ısırdım, biraz duraksadım..
Gözlerim doldu, dudaklarım titreşti,
Gülümselemeyi güçlükle bastırdım,
Yerdeki süzülüşünü izledim güneş ışığının,
Soldu güneş ışığı,
Mabet yine loşlaştı..
Yükselen bulut anlamlıydı,
Nilüfer yaprakları serpilmişti,
Berrak ve serindi,
Boğucu bir hararet,
Yüreklerde art niyet ve küstahlık depreşti..
Canhıraş çığlıklar havayı yırttı,
Şehrimin sıcak rüzgârına,
Düş kırıklığıyla güldüm..
Somurtmuştu çehrem,
Ufukta manzaramı yaktım,
Elimle verdim insanlığı..
Aldanır sınamayan,
Yutulur sakınmayan,
İşini bilmeyen şeytanın kuyruğuyla oynadı,
Düşler pahalı sırdı..
Bakışlar donuk, yorgundu,
O bayat öğretiler sıkıcı,
Öldürdük biz masum insanları,
Sende bende suçluyuz,
Af dileyeceğiz hemde herkesten..
Belirlenmiş ücra hayatına dış çizgilerle,
üflediler, söndüm
hayatımla birlikte,
kalkmaya yeltendikçe, düştüm..
beni azarladıkça güldüm,
üzülmesini istemedim,
bilemezdim, sana bu kadar bağlanacağımı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!