Fikrimi özgür bırakıyorum,
Dinsin sancılarım yeter bıktım,
Hatırımdan geçen her fani sorguluyor,
Yazıların neden ağlıyor..
Diriltiyorum tüm aklımda kalanları,
"Mekke’nin kavurucu sıcağında, göğsünde dev kayalar...
Umayye vurdukça O, 'Ahad! Ahad!' diye inledi.
Sıddık geldi, can bedeliyle aldı o nuru, azad etti aşkı.
Yıllar geçti... Resul’ün emriyle Kabe’nin burcuna çıktı siyah inci.
Ezan okudu, yer gök sarsıldı!
Ama o gün geldiğinde... Güneş karardı, Sultan göçtü.
sevmek mi.?
merhaba bile diyemedim..
özlemek sancılı her demde,
ben sancıyla yoğruldum,
sevmeyi bilemedim..
Dik dur eğilme..!
Atanın yolunda ilerle..!
Bilim, ilim, tıb'da dehâ,
Zekası ile kıskandırır avrupada..
Alma şu gavur icadı..!
Kendimi okyanus dalgaları ortasında,
Bir gemi gibi yalnız hissediyordum,
Karanlık, bilinçsiz dünyama saklandım,
Geçmişimse alacaklı..
Seyredildi çığlığım benim,
Düşünceler hapsine düştüm,
Bir kaldırım taşıyım ezildim,
Ezildikçe, mahluk gözümden düştü,
Sırtımı dayadığım duvardan düştüm..
Düştüm, gözüm hapsinde ufkun derinliğine,
O hissi bilirim,
Günahla boyandıysan çıkamazsın,
Günahlara bulandiysan bilgi cambazi,
Hataya düştükçe olgunlaştın,
Piştiğin zamanda temkinli yol aldın..
Bilerek yaptım evet bu hatamı,
Bile bile kendimi felakete attım,
Bırakmadım zamana beni,
Hüsran gelecek kapımda biliyorum..
Doğru tektir yanlışta aradım,
hangi rüya riyasız,
hayal bir gizlilik iken,
gerçeklerden söz etmek imkansız,
imkansız ki, severek kazanmak,
imkansız, bağlılıktan kurtulmak..
Duvarların arkasında,
Tüm dünyadan saklanan ürkütücü,
Bir dış izlenimi vardı,
O nazik sesin türlü perdelerine ulaşan anlam..
Kanlı ellerimizi doğrunun ilk yaz ışıltılı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!