Eyleme bana kıyma vurgunum,
Öğret dedim Oysa herşeyi bana, Öğrenemeden geç kaldım nuzûlü, Farklıydı yaptıklarımın Oysa..
Kıyma bana gönlüm alev yeri,
Duygum fakir dilim dilenir,
Gözüm yaşlı silmeli,
Kapı aralık,
Kimseyi göremiyorum..
Işık tutuluyor,
Günümüzü huzursuzlukla dolduramıyoruz..
Kimsenin acımadığı bir ölü olursun,
Sustunuz, sus bu 18 sefil,
Fuat denen yarmayla doğaya yanaştı kafir,
Ağzında izmaritle hakikati savundun sefil,
Sustun soluduğun havayı dışarı kusarak,
Evet sustun gezide ağaçlar, dağda kankaların ormanları yakarak,
En kolayı, yakınındakileri kandırmak..
Aldatmak, kolay bir amaç..
Yenik düşmüş bir avcı gibi hıncına..
sus..
Durduğum yerde taş kesildim,
Kımıldamaya cesaret edemedim,
Dehşetle bakakaldım,
Sürdü suskunluğum..
Dudaklarımın soluk çatısında dikildi,
Hüznümün naaşı,
Soğukluk vicdanıma hükmetti,
Yüzümde anlam ciddileşti,
Yüzüm gözyaşlarımdan ıslandı..
Ruhani güzellik,
Hüviyet kâğıtları,
Kenarlar süslü,
Tuğralı ve damgalı,
Tek bir sayfa niteliğindeydi..
Sancılarıma sen katıktın,
Susmak, bazen silahsa,
Bazen kaçmaktır..
Susmak, suçluluğu örtmektir,
Üstün olduğunu göstermektir..
Kim olduğunu bilmek,
Vardım hedef kapısına sustum ,
Borcumdu tamamlanmak hep eksik kuldum,
Kasvetimi daraltan sendin anlayamadım,
Terk eyledin beni yüzüstü kaldım..
Suçumdu kalkan olmaz savunmasız şu ahmağa,
Her bakımdan mahzurluydu fakat,
Sözün arkası gelmedi,
Boğazına bir yumruk tıkanmıştı sanki,
Kelimeler boğuldu arkası gelmedi..
Aynı anda gözlerinden fışkıran yaşlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!