Sancımı çek içine derince,
Yükü ağır gelir kaldıramazsın,
Pek yırtıcı sabahı güneş yakar, dayanamazsın..
Iki adım ileri bir geri derken aynı bukalemun gibi,
Zayıf aciz günah hammalı pisliğin teki,
Aldığım Her Nefeste
Kulaklarımı tikadim herşeye,
Doğrulara, yalan olmayan gerçeklere,
Acı verdi işte tüm bilindikler..
Sözleşmeli insanoğlu cennete,
Vakti peşin ödüyor korkmadan bile,
Sığ günah ardına gizledi kendini,
Isyanı her fırsatta vurdu meçhule..
Düşündükçe düştük ,
"Âlemlerin Sultanı - Muhammed Mustafa,
Kalemim titriyor yazarken, elim titriyor, kalbim yerinden çıktı çıkacak, gözümden pınarlar aktı akacak, bu günahkâr Afşin layık mı seni anlatmaya, hüznün en tepesine zirvesine çıkıyoruz, mürekkebim yeter mi anlatmaya nurlu sultanım Ahmed Muhammed Mustafayı.. "
"Güneşin ışığı, ayın nûru, iki cihanın tek süruru...
Kainatın Efendisi, Gözümüzün Nûru Resulullah..."
Elif, Lâm, Mîm... Vahyedilen hakikat
Hayy ve Kayyum olan’a, her nefeste itaat
Kitab’ı hak ile indiren, kalpleri nurlandıran
Zerre şüphe barındırmaz, karanlığı kovandır O
Tevrat’tan İncil’e dek, Furkan ile tasdik eden
Âlemlerin Rabbi’dir, her cana hayat veren
Alkışlayamam küfrü,
Tasmasız, uykunun zulmü,
Uslanmaz velvele,
Yetişemez, zincirsiz zulme..
Arıyorum, kuyularda bir ömür,
Önüm arkam, sağım solum,
Baş üstümden tabana dolu,
Ne yöne dönsem zikri huşu,
Der... Allah, Allah, Allah..
Gökte uçan kuş,
Biz, ben dedikçe küçüldük,
Kibirli imtiyaza sürüldük,
Lüle ağzımızda, isyan ile tükürdük,
Beden hiç mi medet ummaz dergahından..
Namütenahi isteklerimiz,
Evvel O’dur, Âhir O’dur, Bâkî-i Mutlak O’dur
Cümle âlem katre ise, bahr-i bî-pâyân O’dur
Şerîki yok, nazîri yok, mülkünde sultân O’dur
Lâ ilâhe illâ Hû! Vâhid-i Kahhâr O’dur.
Allah! (Hayy!) Allah! (Hû!)
Bizi sensiz,
Cihanı bereketsiz,
Günahkârı merhametsiz,
Mazlumu rahmetsiz bırakma..
Kefil oldun rızka,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!