İsm-i pâkin anılınca, titrer arz ile semâ,
Bu günahkâr sînem içre, sanki koptu fırtına.
Nigâhın bir kez değse, rûhum bulur mu şifâ?
Canım kurbân olsun Sana, ey Habîb-i Kibriyâ!
Damarlarım fırlayacak, kanım çekilir tenden,
Bilmiyordum tereddutleri başlatanda bitirende aşkmış,
Meğer itiraf edemeden olmuyor gerçeği gerçeğin,
Yalnızlaştırıyor insanı itiraf,
Işığa süratle koşar tek dilek af,
Olmasada yaptıkları gibi oysa her insan saf..
Canım yandı hiç olmadığı kadar,
Suskunluk sızımı dindirmedi,
Cinnet geçirdi içimizde feryat,
Izlerini silemedik hırsların musibetini..
Sesim titrer hüznün ayrılığı çığlığında,
Beklemek en zor olanıydı,
Gelmeyeceğini bile bile gelir demekti,
Beklemek zordu sevebileceğini düşünmek zordu,
Sevdiğine dokunmak zordu..
Aşık olmak değil aşık kalabilmek,
Canımı acıtır canının yanması,
Lafzım dişlerim ardında dilimde saklı,
Korkuyorum gizde kalanlar yaralar mı?
Gönlüme nakşeyledim sancımı..
Canımı canımdan sakındım,
Aşkın gözyaşları bıraktı beni,
Aklın gözyaşlarına serzenişim,
Rahatsız ediyorum beni,
Dilim ucunda pişmanlık hissi..
Alçak gönüllü faciamı okumadılar,
Bir fani çehreye düştü nazarım,
Gönül bir meçhulün peşinde bîzar.
Karanlık kuyuda derin mezarım,
Ruhumda amansız bir fırtına var.
Siyah zülüflerin bendine düştüm,
Olmaz hiç ateşin gölgesi,
İçimizdekilere ayna bulamadık hiç,
Yere düşmedi kırıntılar,
Gözyaşları yere düşmedi hiç..
Uzanamadık seraba,
Mutluluğa gölge düşürüldü,
Sesler birbirine karışıyor, yükseltili,
Korkunç fırtınaya kapılmış gibi,
Hafifçe tökezledim..
Göl kurumuş, küçülmüştü,
Asırların yükü sırtında,
Kamburlaştı yorgun zaman,
Mührü vurdu Fatih Sultan,
Ayasofya oldu artık İslâm..
Fethi simgeledi her taşı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!