Bugünü yaşadıkça yarını görüyorum,
Yarında yaşamaktan korkuyorum,
Içimi kemiriyor yargılarım,
Hüznü ardıma ittim yürüyorum..
Yolum dehlizinde yalnızım,
İçimde bir mezarlık yükseliyor sessizce
Ölenler var, sönenler var her gece
Yani sevinç, yani hüzün, yani o eski telaş
Her şey bitti, her şey teslim, yavaş yavaş
Konuşanlar sustu, gidenler çoktan unutuldu
Gelenler bile o eşikte durdu, kurudu
Zaman kısrak küheylan gibi,
Hız başımı döndürüyor,
Durdurun dünyayı sıkıldım artık,
Bünyem hiçbir şeyi kaldırmıyor..
Vakit eskisi gibi olmayacak,
sanmam, bahar karla kaplansın,
günü aydınlatan güneş, sönük kalsın,
geceler aydınlansın,
yıldızlar yeryüzüyle tanışsın..
sanmam sevdalar günahla buluşsun,
Ensemde soğuk mu soğuk nefes,
Baş ucumdan ayağa titrer beden,
Sonra soluk bir yüz sonra kefen,
Üstüme dökülür toprak altında ben..
Bu son mu yolun bitti mi ?
Gümüş teller sarmış çehremi, kır sakallarımda gezinir parmaklarım,
Bir tutku ki prangalı, bir takıntı ki ruhumda sancı...
Lakin o koku... Ölümün asude kokusu ciğerlerime doluyor,
Şah damarımdan süzülüp, nefesimden daha yakın duruyor.
(Ölüm var... Unutma...)
Yılları kovaladı gece ve gündüz,
Sırtında taşıdı sonbahar,
Geçmişin yüzünü..
Depremler, sel mi yoksa bir küçük çekirge..!
Ibrahim'e su taşıyan karınca intikam alıyor sinsice..
Çalkalandı dünya bir tufan,
Denizler ki alevlerden lav,
Ifşa oldu hakikat dönemezsin geri,
Kimine huzurdu kimine zemheri..
Ölümden ölüm beğen,
Ve sonra da öleceğiz,
Öleceğiz evet,
Mahpushanenin kasvetindeydik,
Durulmuyordu gözyaşlarımın o sihirli mayisi..
Sağaltıcı etkisi tartışılmazdı,
O artık yok ki ,
Dün gibi olmayacak hiçbirsey,
Gözyaşı, döndürmedi dünü bugüne,
Bugün, hep mazisiz kaldı ne çare..
Hakka yürüdü kimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!