Nasırlaşmış hayatın aciz köleleriyiz ..
En çokta istediklerimizin kölesiyiz..
Ne isterlerse oyuz biz..
Ölüm gelene değin kukla olmuş aktörleriz..
Avuçlarım nasırlaştı,
Uzun yollardan geçiyordum,
Ben, kanımı damla damla süzerek veriyordum,
Yoğurmak utancı,
Tarz-ı selefe tekaddüm ediyordum..
İştiyak göstermesi,
Hatalı tefsire maruz kaldık,
Büyük bir tehallük ile nazariyenin..
Şiddet nazariyesi,
Şerh ve aksül amelleri,
Bak şimdi, iyi dinle...
Hani bir söz vardır ya...
Hah, aynen öyle!
Alkollü yapınca "şahsi mesele"
Hoca yapınca "yıkılsın bu mahalle"
Gelsende ne çare,
Issız odada kaldım bi meçhule,
Hatamın bekçisi oldum hatırla sende,
Bin hataya bir pişmanlık ile geldim affeyle..
Kemiği yoktu dilin zalimce sözler sarfettim sana bile,
Tövbe, kökleri kalplerde olan ağaç,
Dalları dudaklarda,
Gözyaşları nedamet ateşiyle ıslanan,
Gözlerden döküldü gönül ıstırap,
Ve çiçek açtı ağaç..
Kır sakallarım sinem üzerinde titreşti,
Sanki büyük bir günah işlemiş gibi,
Nedamet gözyaşları içinde affı dilendik,
Rüzgarın ilk sillesinde yenildik..
Şahit olduğum manzara ne hazin,
Güldüğüme bakma,
Yüzümde demirden parmaklar..
Güldüğüme bakma,
Maske yüzümde paçavra..
Ağlıyorum içime acımasızca,
nokta koyduğum hayatımda,
başlama nedenim sendin,
herşeyimle bağlandığım yokluk,
arkandan adımını saydığım, sendin..
elimin tersiyle ittim yokluğunu,
Ölüymüş yahut diri,
Nerede yaşadığı, ne fark eder..!
Beni anlayan biri,
Kim..?
Ne fark eder..!
Güzel, gülüşü daha içten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!