Ağlamak istiyorum sorumsuzluğuma,
Attığım adımlar sonrasını görüyorum,
Kendimi attım uçuruma,
Ölümü bekliyorum..
Sona adım adım geriliyorum,
Öleceksin İsrail, öleceksin ey fani,
Kâbusların öldürdüğün çocuklar olacak
Öleceksin ey çin, öleceksin ey fani,
Kâbusların ettiğin zulüm olacak.
Zulmet çöktü cihana, kan ağlıyor her köşe
Gözyaşı pınar oldu, kalmadı hiç bir neşe
Maziler boğuyor kasvetimi,
Elzem vakitler yıpratıyor sinemi,
Kafeste ahım lüle dilim,
Sırtında ikrarı sabrımın küheylanı,
Hırsımın sabrında kelepçe takılı,
Aman eder feryadım hırçınlaşır gözyaşı..
ne yapmalıyım..
hayattan bekledim, olmadı,
hayatın, beklediklerini yaptım,
olmadı, sınırları zorladım..
sevmek dediler, sevdim,
Müteessir hali alemim,
Mefhum halimden kurtulamadım,
Akıbetim felaket sandım,
Müzdarip omuzlarım yükünden,
Merdümgiriz zatı beden..
suskun fısıltılar, kapılar ardından yankı yaptı,
gönlü yakan, dillerde sancı,
âmâ oldu yer,gök,semâ,
akıllar tutuldu, merhamet inzivaya çekildi..
gerçeğin gölgesi sirayet etti,
Içimdeki merhameti öldürdüm,
Gördüklerimi kıyasladım,
Azap için kâfiydi dehşete düştüm,
Beni kör etti israr ve inadım..
Inandım yalan dolu sözlere,
umursamak istemiyorum yalın halimi, yalnız halimi,
halvetim derinden kırgın, sana üzgün,
hayallerime ışık tutan o hilale her baktığımda,
gidişinin son deminde akan gözyaşım ile akla düştün,
Tadı tuzu kalmaz hep yarım,
Yalnızlığın ahengine kapıldım,
Yorgunluğum zihnimi yıprattı,
Hangi merhem kurutur gözyaşımı..
Aşk mı.? Ya da aşka çalan kapı..!
"Kupkuru çöllerde ve çaresizlik anlarında kulun kalbine bir mucize nuru düşüren, gaflet perdelerini yakan sarsıcı bir nida: "UYAN!"..."
"Ol!" emrinin heybetini taşıyan devasa bir nida: "UYAN" Hazreti Meryem'in hüznünü ve asaletini taşıyan derinden haykırış ve nida"
"Zekeriya'nın Duası ve "Ol" Emri"
Zekeriya Rabbine gizlice yalvardı: "Kemiklerim eridi, saçım başım ağardı," dedi,
"Fakat ben Sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım, katından bir veli ver" istedi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!