Gözlerimi kısarak güneşe baktım,
Birden ışık değişti,
Gülüşler sözleri yalandı,
Kuşkulu ifadeyle gülümsendi..
Şafak güneşin fermanı,
siz kavga ede durun,
millet, cehaletle boğuşsun,
fetvalar yorumlara kaldı,
günaha madalya takıldı..
vah ki ne sefiller,
Hiddetimin dudakları gerildi,
Özgün bir doku miskindi,
Yumuşak ve okşayıcıydı sesim,
Tüm vücudum öfkeyle titredi..
İçimden aşk öfkeyi yendi,
Beni özgürlüğümle yalnız bırakın,
Gönüllere sahte gülücükler ediyor akın,
Hüzün doldu yüreğime özgür bırakın,
Bir fotoda hapis ediyorlar bizi mahkum kaldık..
Dostlarımın sert sözleri etti kulağımda yankı,
Beni özgürlüğümle yalnız bırakın,
Gönüllere sahte gülücükler ediyor akın,
Hüzün doldu yüreğime özgür bırakın,
Bir fotoda hapis ediyorlar bizi mahkum kaldık..
Dostlarımın sert sözleri etti kulağımda yankı,
Sevgim acıyor,
Sessizliğe gömülene dek bekliyorum..
Dilimde kelime sergisi,
Dudaklardan dökülen kelimeleri okuyorum..
Sözcükler ağzımdan,
Çenemi ellerim arasına gömdüm,
Birden ürperdim,
Sanki bir duvar yıkılmıştı,
Oysa duvar korumuştu yıllarca karanlıktan..
Onları karıştıran insan ihtirasıydı,
"Mekke sokakları onun kokusuyla sarhoş olurdu...
En pahalı kumaşlar, en güzel kokular onundu.
Ama o nuru bulunca her şeyi bıraktı.
Habeşistan çöllerinde, Medine evlerinde sadece İslam'ı anlattı.
Uhud günü geldiğinde sancağı en sıkı o tuttu...
Sağ kolu gitti, soluna aldı; sol kolu gitti, göğsüne bastırdı!
İffet yırtıldı,
Musibetler buluttan yağmurcasına yağdı,
Gelen musibetlere sınavdı kul dedi..
Takıldığı her engebede masumiyetini çaresizdi serdi,
Kullanıldı menfaatler günahlara serildi,
gün geçiyor ki, zalimleşiyor nefsim,
paraya, pula tapanları, anlarım pirim..
müslümanlara ne demeli, erkeğe tapıyor,
budur, tanrıliçem diyor..
görünümüyle bizi, kalbiyle Allahı kandırıyor..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!