Zulüm yetmez mi?
Masumiyet zulme gebe mi?
Aklanır mı hiç suçlular?
Bu zamanda ruhu bakire baki mi?
Gerçek gün yüzüne çıkar mı?
Zalimlik maskesi ardına gizlendiler,
Nerede bu sayısız ölünün zanlısı,
Silueti güller açan dikenler,
Masa altında silahlar bu mu kaygısı..?
Aynaları pusladılar,
Düşünüyor ve söylüyorum,
Söylemek istediklerimi..
Bak çatladı haset çökmüş bağrına yürekler,
Gerçeği görünce birer birer..
düşünüyor ve söylüyorum, söylemek istediklerimi,
bak çatladı, haset çökmüş bağrına yürekler,
gerçeği görünce, birer, birer,
söyleyin Hakk"ı, ne çıkar,
yalanla kurduğunuz planlar..
Kalbim düştü,
Düştükçe karardı sonunda,
Gördüğüm seraplar,
Gerçek önüne düştü,
Korktum..
hava bunaltıcı, sıkıcı,
önceden sonrayı görürüm sandım,
yanıldım,olasılıksızlarlar karşılaştım,
umutlarım hüznümün kapısını çaldı,
hiç huzur yarına varamadı..
Geride bıraktıklarımız konusunda,
Acımasız olmamız gerekiyor dedim,
Yolculuğumuz felâkete dönüştü,
İtaatlerin emrindeydik biz..
Rüzgârı bastıran sesim,
Ölenler kazandı savaşı,
Savaş sonrası onlar anıldı,
Ölü bedenler kahraman,
Sevincim boğuldu boğulacak..
Sessizliği dinledim içeri adım attım,
Islak giysilerden buharlar çıktı,
Sıcak üstümüzde dalga dalga boyandı,
Alev duvarına direnmeye koyulduk,
Kalabalığın uğultusu fırtınanın..
Yalvarırken bol bol ağladım,
Acınası bir vaziyete düştüm,
Deniz kuşlarının yırtınırcasına ötüşü,
Düş kırıklığına uğramış bir halde,
Gerisin geri sahile döndüm..
Ayın gümüşi parıltısı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!