Israrla yürüdüm,
Israrla doğru bildiğime kandım,
Çaldı mehtabı beni,
Sonra güzelliği ve sivri dili..
Teselli etsin hadi zaman beni,
Yerinden çıkacak gibi kalbim,
Dilimdeki prangalardan kurtulamaz dilim,
Sevda Çölüne düştü düşüm fikrim,
Sevmek seni benim ince zikrim,
Düşmez dilimden ismin sevdim,
Sakladım içimdeki seni bana belki gelirsin..
arzum, sadece tövbe etmek mi.?
durum çok mu vahim sence,
kördüğüm günahlar mı, pişmanlık,
sözlükler, anlatmaya yeter mi arzunu,
pusuya yatmış avcı, sadece fitne,
Düştükçe yorgunluğum arttı,
Sabrettim, Rabbim'e sarıldım.
Düştüm, artık kalkamadım,
Yollarımda yine daraldım.
Karanlık çöktü ruhuma yavaşça,
Tabibi Rabbim ruhumda sızı,
Gözümde kandan gözyaşı,
Belimde kambur özünde sızı,
Deşildikçe kanıyor hançer yarası..
Dilde kelâm kurşun yarası,
Caddeler ve sokaklar sessiz ve ıssız,
Tecellisi kesti rabıtayı,
O hakikâtler yıkıldı,
Bâhusus dem çaldı sessizlik ve ıssızlık..
Yüzünde şeytan ve hileli bir ifade,
Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten O’dur, ulu Azîz,
Şimşeği size hem korku hem ümit olsun diye gösteren, bulutları var eden kederiz.
Allah dilediğine rızkı genişletir ve dilediğine daraltır bir ölçüyle,
Kâinat O'nun o şaşmaz nizamına bakar, boyun eğer o ulu hükmüyle.
Ve yüsebbihu-rra’du bihamdihi ve-lmelaeiketu min hîfetih! "Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler!"
rahat felakete yattı,
denedim olmadı,
sabrımın sonu, uykumu kaçırdı,
çabamın sonu, vuslata varamadı,
bıraktığım izler hep aynıydı,
somurtkand,ı hep felakete yattı..
Gece batan güneş,
Gündüz sönen yıldız ve ay,
Çocuğu olan bir tanrı,
Elle tuttuğun bir varlık mı..?
Tapılmaya değer kimdir..?
İçimizdeki yangını söndürecek ilaç,
Yok şu merhemin feryadı,
Mağlup, beden hüzün altında kıskaç,
Çıkış yolları hep duaya muhtaç..
Perhiz ettik bedende ruhları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!