Ayşe-î Sıddıka sordu..,
Ey gönül sultanım..;
Yaralanan bedeninden,
Kanlar içinde kalan sinenden,
Dişinin düşeceği yerden,
Hayatı değiştirmenin patronu fikirlerimiz,
Hayat boyu talâkat ile lisandaydım,
Kayıp ettim bıraktığım izleri,
Mazi, hep izler üzerinden beni sorguladı..
Hürriyet midir gaye, yoksa sömürmek,
görmeden olayları dinliyor, süzüyorum,
anlam yüklüyorum olaylara tarafsız,adaletli,
ses etmesin kimseler,bir maruzat yok,
sahiplenir öylece herkes,tavrı,ihsanı göreceli,
sabrımız aleyhimize neticelendi,
Gecenin örtüsü yırtıldı,
Yüzlerde hırsın yıpratıcı görüntüsü,
Düşlediğim hayâller gün aşırı kırıldı,
Gördüklerim namütenahinin hırçınlığıydı..
Göğsümde tarifsiz acı,
Kanunla korunan bir lider görülmedi,
Hatası olmasaydı korunma gerekir miydi ?
Getirdiği inkılap ülkeyi cahil etti,
Asırlardır gelen bilim adamları çöpe gitti..
Tıbbın babası ibni Sina,
Bilinçaltım düşüncemin tarlası,
Mutluluk hep yarım ve sonrası,
Çığlığıma kulak verin,
Ben lafladığınız dedikodu tarlası..
Dağıtmak herşeyi toparlanmak için,
Duman sardı yine koca dağları,
Çözüldü dünyanın paslı bağları.
Aşığım dedim, gök gürledi sustu,
Bulutlar üstüme zehrini kustu.
Ateşe körükle gitmedim ama,
Niyetleri geçiştirdi içimizden şeytan,
Toparlayamadık vakti hiçbir an,
Keşkelerle teselli ettik mecburiyeti,
Tekerrür etti sonra vakit..
Heves ettik tatminle yol aldık,
Sen doğduğun zaman, zaman dondu,
Tayinim sana çıktı ama yorgundum,
Şaşkınlığı zamanı gelince kullanamadım soğudum,
İçimde biriktirdim hüznü senden kovuldum..
Beynimde bir gemi halatı vardı,
Öfkelerimi unuturum,
Dudakları kenarında tebessüm için,
Kavramlara karşı ürkekliği,
Üşümek gibi..
Vücudunun kaçınamadığı felaketler gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!