Gecenin sessizliği çöktü,
Hüznümün feryadı söndü,
Düşünceliydi gözlerim,
Uykulu bir sessizlik çöktü..
Güneş batı ufkuna değdi,
Nehir derin ve sakindi,
Rengarenk yosunlar ve taşların etkisi,
Ağaçların dalları birleşti,
Yoktu hiç insan ayağı izi..
Yakıcı sorular vardı,
Gördüklerini görmediklerine gizle,
Yırttın karanlığı ufka üfle,
Günaha açmadan yelken,
Aç gönlü zikri dinle...
Huzuru inen meleklerde ara,
Tecellesini sabrın zora koşunca gördüm,
Kötüye sille atmak küfre kılıç savurmak,
Hakikat karşısında boynu bükük,
Haksızlığa harp açmaktır sabır..
El bolluktu savurmaktı maksat,
Hançeri saplasınlar dildeki sinene,
Dejavuya saplanır tekerrür,
Sonunu bekle fikirler ideolojisinin,
Paramparça olsan, sabrı sinene sindir..
Ah çocuk, mevsimler değişir,
Huzursuzluğumu belli etmemek için,
Çevirdim başımı,
Hüznümün saçları dağınıktı,
Yüzümde anlam değişti..
Şafak bizi yamaçlarda yakaladı,
Aşk, bir oyun değildi,
Aşk, bir hastalıktı..
Aşk, ateşten bir suydu,
İnsan zevk için kullandı..
Eli dokunduramadık saf aşka,
"Uhud günü yer yerinden oynarken, bir yiğit vardı Resul'ün yanında...
Okları şimşek gibi çakıyor, düşmanı darmadağın ediyordu.
Fahr-i Kâinat Efendimiz ona dönüp buyurdu:
'At ey Sa'd! Anam babam sana feda olsun!'
Bu şerefe nail olan tek sahabiydi o, İslam'ın ilk oku, ilk sancağı!"
Uzunca vakit ben sendim,
Şimdi yalnızca senim,
Rahatsız edici gözyaşlarım çekilin,
Yakmayın nedamet yaşlarla tenimi..
Kayıp ahım,
Bir günahtan kaçındık,
Bin günaha bulandık,
Allah Rızasını aradık,
Rızayı ellerimiz ile kaçırdık..
Kalemim lisanım oldu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!