Sabırla gelir vuslat,
Harap etme aşkını,
Yıpranmadan olmaz eyle ki sabrı,
Dönsün sana duanın cevabı..
En çok affını sevdin Yaratanın,
Bir ay tutuldu bu gece, yıldızlar yaslı
Göklerden yere indi peygamber faslı
Kınalı bir kuzuydu, aslanın aslı
Dağlara yazıldı, "Şehidimiz var!"
Yüreği vatan kokan, yiğidimiz var.
Bu toprağa düşen ölü değil,
Bak gurur ile albayrağa sarılı,
Tebessüm buselerinde canlı kanlı,
Bin defa ölürüm diyor bu vatan için..
Şehadet nede şerefli madalya,
"Şehitlerin Efendisi Hazreti Hamza"
"Mekke sokakları dar geliyordu mazlumlara...
Peygamber taşlanırken, aslan yatağından doğruldu!
Ebu Cehil'in karşısına bir dağ gibi dikildi Hamza:
'Ben de Muhammed’in dinindeyim!
Hayır ile dolu maskeler takılı,
Yüz astarı göründü kalmadı hayrı,
Ruhlar köle oldu şeytana,
Şekilcilik rıza önünde sancılı..
İçimde koca çınar,
Hâyâ ve edeb sükût etti,
Yıkıldı mescid yıkıldı cami,
Kan ağladı mazlum, silüeti sinesinde,
Aranır ya, Selahaddin nerede..?
Seyre daldık kulaklar sağır,
"Ateşperestlikten İslam'ın sancağına, uzak diyarlardan Medine’nin bağrına koşan, Efendimiz'in 'Selman bizdendir, Ehl-i Beyt’tendir' dediği o büyük arayışın ve hikmetin sembolü: Selman-ı Farisi"
"İran’ın ateşlerinden Medine’nin nuruna uzanan bir yol...
Kilise köşelerinden köle pazarlarına, hakikatin peşinde geçen bir ömür.
Sonunda buldu aradığını, o nurlu simayı...
Efendimiz buyurdu ki: 'Selman bizdendir, Ehl-i Beyt’tendir!'
beni bu evde yalnız bırak,
ama sende yanımda kal,
her istikamette, senle sonlanıyor yolum,
tutunacak bir seni buluyorum,
amansız koca bir daldan düşüyorum,
Hiç bu kadar zor meşakkatli olmadı,
Gölgeler kadar yumuşak,
Ihtişamı sert olmadı efendi..
Kendimden kaçtım bırakmadı takibi,
Alnımdaki leke bırakmadı peşimi,
Duygular dövüldü,
Sarsıldı ve ürkütüldü..
Hislerime tercüman arıyorum,
Uykum, olmayan sende mahkûm dürüldü..
Katlettim nefsimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!