Unutma Hâfız!
Her imtihan yeni bir umudun kapı tokmağıdır,
“Seven Sevdiğini Sınar.”
Bazen gül düşer nasibine,
Koklamayı bilmezsen canını yakar dikeni.
Aşkın çöllerinde gezdirir bir Mecnun misali,
İstedim ki Rabbimin razı olduğu bir hayat olsun benimkisi,
Âyet Âyet büyüttüğüm bir sevdam olsun, adı Hâfızlık olan.
Aldığım her nefeste kayıp giderken ömür sermayem avuçlarımdan,
İstedim ki Kur'ân'ın sükûnetinde vuslata ereyim, Rabbime mahçup olmadan.
Saymadım kaç gece yastığımın Kur'ân olduğu günleri,
Dinle Hâfız!
Hıfz biter, irşad başlar şimdi,
Zaten Kur'ân'ı Onun için ezberlemedin mi?
Omuzlarında taşıdığın bu kutlu sevdanın mecnunu ol ki,
Rabbin vahiy melekleriyle birlikte ansın seni.
Seçilmişsen eğer değerlisin demektir.
Hâfızlık bir Lisân-ı hâldir, laf işi değil,
Bunca âşık var ama hiçbiri Mecnûn değil.
Vahye tâbi olan, neylesin bu fani dünyayı Hâfız,
Derdi Kur’ân olanın sevdasıdır bu, cahilin işi değil...
Mahcubiyet, kapıyı terk etmek için değil;
O kapının eşiğinde gözyaşıyla beklemek içindir.
Zira affı en çok isteyenler,
Kusurunu en iyi bilenlerdir...
Rabbin bırakırmı sanırsın Ey Hâfız!
Kelamına Mu'Hâfız etmişken seni.
Görmüyor musun? birileri dünyalık hayaller kurarken,
O Kur'ân'la süslüyor mahzun düşlerini...
Kur'ân'ın rahmet ikliminde açan birer gül bahçeleridir medreseler. Her bir talebe; kalbini vahyin nuruyla yıkamak için bir yolcu olarak gelir buraya.
Bu mübarek mekanlarda sadece ezber yapılmaz, Gönüller inşa edilir, kalpler terbiye edilir, ruhlar secdeye alıştırılır.
Âyetlerin arasından sızan ilahi nur, yavaş yavaş yürekleri sarar, dünya gürültüsü susar, kalp Kur'ân'ın sesiyle uyanır.
Bu nur halkasında zaman, bir rahmet pınarına dönüşür, her damlası sabırla ve teslimiyetle akar.
Öyle güzel haller vardır ki Hâfızın dünyasında,
Melekler bile hayran olur onun bu tatlı telaşına.
Her biri, Rabbine meftun bu kulun Hıfzına şahitlik etme yarışında.
Bir Melek önden diğeri arkadan çekiştirip durur hep "O BENİM DOSTUMDUR" diye,
İşte bu yüzden sallanıp durur Hâfız, önünde Rahlesi, dilinde Rabbinin zikriyle...
İnmeden gözüme perde,
Bir perde çekeyim nefsime.
Salıverip dünyanın yağlı ipini,
Sarılayım Kur’ân’ın rahmet ipine.
Fânî olan ne varsa,
Kayıp gitsin ellerimden,
Namaz kılmak ömrünü değerli kılmaktır. Eda ettiğin her vakit namaz; o anı Rabbinle paylaşmandır. Namaz muhattap olunduğunun bir delili, samimiyetinin en büyük göstergesidir. Namaz kılmayan kardeşlerim, türlü türlü bahanelerle secdeden uzak kalan arkadaşlarım nefsinizi hesaba çekip kendinize samimiyetle lütfen şu soruyu sorun,
"Ben nasıl bir kulum ki ALLAH beni huzurunda görmek istemiyor..."




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!