Hâfızın Gönlü Bir Arı Misâlidir; Kur’ân’ın âyetleri ise mânâ bahçesinde açan, her biri ayrı bir sır ve hikmet taşıyan rengârenk çiçeklerdir…
O arı, her âyete konar; her birinden gönlüne bir sır, ruhuna bir nasip alır. Bir âyetten sabır, bir âyetten şükür, bir âyetten hikmet devşirir; her birini gönül kovanında ayrı bir bal eyleyip ruhuna azık kılar.
Sonra devşirdiği o mânâları gönül kovanında biriktirir. Zamanla âyetlerin lafzı dilinde, mânâsı gönlünde, nuru ise hâlinde tecellî eder.
Birileri var ve onlar aramızda yaşıyorlar...
Hiç farkettiniz mi?
Derdi Kur’ân olan,
gençliğini Kur’ân'a vakfeden birileri var...
Onlar ki Hâfızlar...
Kapatın gözlerinizi ve bir çocuk düşünün!...
Elinde Allah’ın Kelâmı Kur’ân,
Günün her saati onu ezberlemeye çalışan.
Bir çocuk düşünün; uyuduğunda başucunda Kur’ân,
Gece düşlerinde meleklerle oyunlar oynayan.
Tükenmekte gönül sermayem, elimde kalan son azığım.
Aldığım her nefes ölümü fısıldarken kulağıma,
Şehadetim oldu Hâfızlığım.
Bir an bile ayrı kalsam hıfzımdan, sürgündedir yüreğim.
Verseler dünyaları dönüp bakmam,
Ben bu aşkın mecnunuyum, kölesiyim.
Ruhunu Kur’ân’la meşgul edenlerin,
Dilini lâfzıyla süsleyenlerin,
Yüreğine O’nunla söz geçirenlerin
Sevdasıdır Hâfızlık…
Bu gün bir başka telâş var gönül hanemde Hocam,
Kelimelere sığmayacak kadar derin,
Bedenimin taşıyamayacağı kadar ağır bir yük var sînemde.
Bu gün Hıfzımın son gecesi...
Dilimde son Ayet, yüreğimde vahyin kandilleri.
Hıfz ettiğim her Ayet, Rabb’im’in adını fısıldarken ruhuma,
Dinle Hâfız! Eğer vazgeçeceksen Hâfızlığından,
Bu kadar kolay terk edeceksen sevdanı,
Pişmanlık duymayacaksan eğer bir ömür boyu,
Kapat Kur’ân’ını Hâfız!
Süslü bir kılıfa koy ve yüksekçe bir yere as.
Sonra otur karşısına, uzun uzun seyret en sadık dostunu.
Kocaman bir Sevda seninkisi Hâfız,
Sığmaz ki kalbine,
Bırak esir alsın Kur'ân, hükmetsin nuruyla tüm benliğine.
Vahyin gölgesinde sürmeyecekse imtihanlarla dolu hayatın.
Neye yarar; gören gözün, işiten kulağın, tutan elin, yürüyen ayağın...
Kur'ân'ı Kerîm'i kalbinde taşıyan bir genç, sadece O'nun âyetlerini ezberlemekle kalmaz aynı zamanda insan olmanın en derin hâllerini yaşar.
Dökülen her gözyaşı, onun ilâhî kelâma duyduğu hürmetin, sabrının ve içtenliğinin bir nişanesidir...
Hâfızlık, âyetlerin zihinde yer bulmasından öte; ruhun aşk ve tefekkür ocağında piştiği, Hak Kelâmının kalbe nakşolduğu çetin ve mûteber bir Seyr-ü Sülûk yolculuğudur.
Dışarıdan bakıldığında yalnızca tekrarlanan sayfalar, ezberlenen âyetler ve muazzam bir zihinsel performans gibi görünen bu süreç; hakikatte kalbin dip noktalarına kadar inen derin bir manevî terbiyedir. Bu terbiyenin en sessiz fakat en sarsıcı şahitleri ise Hâfız adayının gözünden süzülen yaşlar ve göğsünde biriken hüznün dışarı taşmasıdır...
Hâfızlık yolculuğu, sadece zihni değil, kalbi ve ahlâkı da terbiye eden mukaddes bir eğitim sürecidir.
Bu kutlu yol, sabırla dokunan her âyetle insanı yaradılış gayesine yaklaştıran, nefsi terbiye eden ve ruhun derin bir arınma durağıdır.
Rahle başına oturmak, yalnızca lafızları ezberlemek değil; O'nun kelamını ömür boyu göğsünde şerefle taşımaya söz vermektir.
Bu süreçte muvaffak olmak ve Kur’ân-ı Kerîm’i zihne nakşederken hayatın merkezine alabilmek için her talebenin rehber edinmesi gereken altı temel esas bulunmaktadır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!