Bazen insan geçmişi değil, geçmişteki hâlini özlüyor. Gürültüsü az, sözü az, eşyası az; fakat gönlü daha geniş bir hayatı…
Dünyanın henüz kalbin kapısını bu kadar zorlamadığı, insanın kendi iç sesini başkalarının sesinden ayırt edebildiği zamanları…
Bir kerpiç evin duvarlarına sinmiş soba kokusunu, odun ateşinin ağır ağır yükselen çıtırtısını, ahşap bir masanın üzerinde duran birkaç kitabın sessizliğini özlüyor insan.
Pencereden içeri süzülen loş ışığı, akşamın yavaşça odaya yerleşen sükûnetini, gecenin gönle dokunan derin sessizliğini…
Ey Rabbimin yüreğime saldığı sevdanın tek muhatabı,
Ey bu Aciz ömrümün varlığıyla değer kazandığı,
Ey secdelerimde dûa dûa Rabb’imden dilediğim
Aşkımın tecellîsi Hâfızlığım.
Sen ki aldığım her nefeste Rabb’ime şükür vesilesisin.
Sen ki bu fani ömrümün her anında
Manâsını tefekkür edip,
Kulun Rabb’i ile konuştuğu, “Ezelî Nur”dur Kur’ân.
Rahlede başlayan sevdanın, Aşk’a dönüşmesidir Hâfızlık…
Yâr ile meşk eyle gönlünü Hâfız, duyurma ele sözünü,
Kanatsız bir kuş misali, O'nsuz sürgünde bil her gününü.
Kim ki talip oldu vahyin nuruna, feda eyledi ömrünü,
Taktılar Aşkın kemendini boynuna, Kur'ân'a bağladılar özünü...
Bir dünya var, koskoca bir dünya, ama Filistin'e dar,
Kan ağlayan anaların kucağında, ağzı süt kokan şehîd yavrular.
Ey Müslüman! sanma ki senden hesap sormaz bu kutlu topraklar,
Zerreyi miskâl imanın varsa, değerin Kûdüs'e sahip çıktığın kadar...
Duydum ki Kur'ân'a bende olanın ahlâkı Peygambere benzermiş,
Lisânına hikmet, bakışlarına nûr, ruhuna zerafet işlermiş.
Hele birde Hâfızsa, hıfz ettiği her Ayet nefsiyle arasına perde çekermiş.
Göz kalbin aynasıdır Hâfız, kalp ise Allah'ın nazargâhı,
Kalbi Kur'ânla meşgul olanın, Asr-ı Saâdettir bu dünya hayatı...
GÜL'e sorulmaz ki Hâfızım,
Dikenin ne diye,
Yâr için girdin bağa, sorma çilem ne diye.
Sılaya özlem sürgünsüz olmaz,
Vuslat için yansanda Hâfızım,
Hıfzın bitmeden ben bittim deme...
Hakikat sırrından kula verilse bir paye,
Aşkı Kur'ân olur, Yâri Kur'ân olur.
Fasl-ı Bahar gelse şol zemheri yüreğine,
Islandığı Kur'ân olur, Yağmuru Kur'ân olur.
Zaman bu Sevdaya şahit ezelden beri.
Bir sevdaydı Annem Hâfızlığım; Rabbime yakın olmak için çalışıp çabaladığım. Kulum dediğinde; sinemde taşıdığım 114 Sûreyle, buyur Ya Rabbi diyebilmek içindi akıttığım gözyaşlarım, düşlerimde Âyetleri sayıklamalarım.
Birileri dünyalık hevesler peşinde koşarken, Hafızlığımdı benim Rabbime doğru koşmalarım.
Kaç mevsim gelip geçti bizim gönül dünyamızda annem. Ne çetin kışlar gördük birlikte bu fani dünyanın bataklıklarında. Nefsim sırtımdan çeker, şeytan önüme türlü türlü engeller dizer.
Bu nurlu yolda, Sabrı tebessümünde, gayreti dualarında gördüm annem.
Bir sevdaydı, annem, Hâfızlığım; Rabbime yakın olmak için çalışıp çabaladığım...
“Kulum” dediğinde, sinemde taşıdığım 114 sûreyle, “Buyur Yâ Rabbi!” diyebilmek içindi akıttığım gözyaşlarım, düşlerimde âyetleri sayıklamalarım.
Birileri dünyalık heveslerin peşinde koşarken, Hâfızlığımdı benim Rabbime doğru koşmalarım.
Kaç mevsim gelip geçti bizim gönül dünyamızda, annem. Ne çetin kışlar gördük birlikte bu fânî dünyanın bataklıklarında. Nefsim sırtımdan çeker, şeytan önüme türlü türlü engeller dizer...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!