Eğer bir gün unutacaksam seni,
Adımı hatırlamasam da olur.
Yalvarırım yeter ki bırakma beni.
Ne olur sımsıkı sar benliğimi,
Hıfzınla teslim edeyim “Son Nefesimi”..
Ey Hâfız; Aşkı uzaklarda arama, sen tam da ortasındasın.
Nefsin savaş açacak cenk meydanında, aman yorulmayasın.
Sanmaki hıfz bitti artık gün sevinç günün.
Son nefesine kadar sınanacaksın, bakalım nedir O SON SÖZÜN...
Ey Hâfız Eğer Yüreğinde Aşkın adıysa Hâfızlık, Hiç yakışır mı Aşkın sahibine Vefâsızlık... Ümmeti bildiysen kendini, hayatı Kur'ân olan bir Peygamberin. Temsil-i Edeple Tebliğ etmek, bu dünya ki en büyük görevin...
Hâfız’ım! Temsildir görevin Muhammedî bir ruhla Dîn-i İslâm’ı
Sonra bu aşkla tebliğ etmektir insanlığa Kur'ân'ı Azim-üş Şân’ı…
Ey Hâfız!
Eğer yüreğinde aşkın adıysa Hâfızlık,
Hiç yakışır mı aşkın sâhibine vefâsızlık?
Ümmeti bildiysen kendini,
Hayatı Kur'ân olan bir Peygamberin,
Temsîl-i Edeple tebliğ etmek,
Unutma Hâfız!
Ezberlediğin her Ayet’te Cebraîl’in yeryüzüne aşk ile inişi,
Hıfz ettiğin her Sûre’de Ashâbına Kur’ân’ı teblîğ eden
Râhmet Peygamberi’nin nefesi var.
İşte bu yüzden Hâfızlık, günahlarla kirlenmiş bir dünyada
Nefsini Kur’ân’la terbiye edebilme sanatıdır…
Vahyin gölgesinde bekler, edeple her sabahı.
Lütfedilen her Ayet, kulluğunda bir bayram telaşı.
Avuçlarında Hıfzı, ürkek bir kuş misali,
Bir kanadında Cennet muştusu, bir kanadında cehennem korkusu...
Bakma bana öyle mahzun mahzun...
Yorgunum, biliyorum...
Ama yarına dersimi yetiştirmek zorundayım. Buna mecburum.
Günün bu saatlerinde hep böyle olurum ben. İçime tarif edemediğim derin bir sancı çöker.
Bunca telaşım, Böyle tedirgin oluşum,
Her insanın bir baharı vardır...
Ya "İLK" tir, ya da "SON" dur...
Kiminin ilkbaharı olur; yüreğinde âyetler filizlenir, kulluğu bahara döner.
Kimininse sonbaharı olur; Kur'ân'sız geçer ömrü, bir yaprak misali dalından kopar, kurur ve sessizce toprağa düşer...
Öyle bir sevdadır ki Hâfızlık,
Cândan geçip “Cânâna Yâr” olmaktır.
Hazreti Ebû Bekir’in aşkını konuşup,
Hazreti Osman’ın Kur’ân sevdasını taşımaktır.
Her anında, her nefeste vahyin ağırlığını hissedip,
Gönüller Sultanının Dergâhı’nda “Ashab-ı Sûffa” olmaktır…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!