Kalbinin bir köşesinde saklı bir evin olsun Hâfız,
Kimsenin bilmediği, kimsenin görmediği.
Sûrelerle donat her bir köşesini, âyetlerle süsle nurdan bahçesini.
Gözyaşlarınla sula Hâfız, birer birer ektiğin o sevda güllerini...
Bugün bayram ve Ruhum manen, Asr-ı Saadette, Mescid-i Nebevi'de bayram namazını bekleyen Ashâbın o tatlı neşesiyle dolu. O mübarek cemaline bakıp tüm sıkıntılarını unutan, sevinci ve mutluluğu Efendimiz Aleyhissalatu vesselamın nübüvvet nuruyla yaşayan Medine'de Ashâbtan bir Sahabe olmayı ne çok isterdim.
O gülünce O'nunla gülmek, hüzünlendiğinde O'nunla birlikle ağlamak ve hiç tereddüt etmeden bir bedir sabahı seve seve bu değersiz canımı kollarında feda edebilmek isterdim.
Bayram neşesi varsa Mü'min' in yüreğinde O olduğu için var, kurban edilirken nice canlar, O'nun Rabbine olan teslimiyeti ile değer görür Allah için akıtılan kanlar.
Sevinci ile kainâtı güldüren O kutlu Nebi'nin tebessümünde arınmak ve hüzünlendiğinde Rabbi için döktüğü her gözyaşında nefsimi yıkamak isterdim.
Görüyorum Hüzün var O'nsuz sokaklarda, Ahir zamanda olmamızın derin sancısı var O'nsuz dünyamızda.
Bazen ağır gelir dünya Hâfız, bir hüzün çöker sadrına,
Ardında bırakıp gitmek istersin herşeyi, "keşkesi" olmayan yarınlara.
Aşk zordur Hâfız, Âşıklar bu dünyada hep bedel ödediler,
Ebedi Cennet yurdunu hayâl edip, Allah için çok ağladılar az güldüler...
Ben Hâfızım!
Her gece gözyaşlarımla Rabb’ime sunduğum dualarım var benim,
Onun içindir ki Hıfz ettiğim her Ayette kulluk telaşıyla titrerim.
Elime alınca Kur’ân'ımı,
Sanki bir çiçek bahçesine döner sayfalar dolusu Âyetler,
Bense bir arı, her çiçekten bal alma telaşındayım,
Bir vakte kadar erteledim tüm hayallerimi,
Bana ait ne varsa bir yana itip, senin olmaya geldim.
Benlik duvarına yazılan nefsimin sözleri silinir mi bilmem ama,
Rabbim; ben senin kelâmını yüreğime kazımaya geldim...
Neyleyim zatına Âşık olmayan kalbi,
Sinede yüktür taşımam, söküp atarım bilesin.
Bir an duysam kâfi, O Rabbine meftun sesini,
Lâl olurum Efendim, konuşmam dâhi bilesin...
Bir sen vardın Efendim, birde hasretinle inleyen kalbimin o mahzun sesi,
Ruhun Hamurunu Kur’ân'ın Nuruyla Yoğuran O Mübarek Ellere Hürmetle…
Kıymetli Hocam...
Ben daha Kur’ân’ın harflerini yeni yeni öğrenmeye başlarken, siz bana yalnızca okumayı öğretmediniz; "Kur’ân’ın huzurunda nasıl edeple durulacağını" öğrettiniz.
Unutma Hâfız! Bir sevdadır Hâfızlık,
Rabb’ine yakın olmak için çalışıp çabaladığın.
Kulum dediğinde sinende taşıdığın 114 Sûre’yle,
Buyur Ya Rabb’i diyebilmek içindi akıttığın gözyaşların,
Düşlerinde Ayetleri sayıklamaların.
Birileri dünyalık hevesler peşinde yol alırken,
Bir Hocası olmalı Hâfız’ın,
Kur'ân'ın muştusu, Peygamberin Cennet’teki komşusu.
Olmalı ki; Fatımalar yetişsin kucağında,
Âhir zamanda ümmetin umudu…
Bir nesil gelecek biliyorum, Kur'ân'ın sükûnetinde Asr-ı Saâdet'i yaşayan,
Sevgilinin adı anıldığında, yüreği sanki yerinden çıkarmışcasına atan.
O gün gelecek biliyorum, zaman durup seyrine dalacak bu kutlu davanın,
Her köşe başında bir yiğit; korkusundan dizleri titreyecek küffarın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!