Tüm dünyalı dışlasa; düşme sakın yeis’e!
Önem verme, sen,sen ol; her tür arzi beis’e!
Rabbin ile dost olup, ona dayan ve güven!
Ve de hayrı iste ki; versin arzun ne ise!
Tersyüz olduk topyekun
Şaştık Mevla’m yol göster!
“Kün! ” de, olsun şu yekun!
Kamilliğe yol göster!
Rahmetini um amma;
Emin olma gazaptan!
Cennet garanti sanma!
Kork daima azaptan!
Kulluğunu et ifa;
Talip olup her boşa;
Salik oldun nahoşa.
Şanın değilmiş boşa!
Sen neymişsin be nefis?
Mürit olup tağuta;
Buysa nefsin kararı?
Yok ikazın yararı!
Yoksa sana zararı;
Sen bilirsin be abi!
inancına ol tabi(!)
Baksın kitap sünnete; kul bilmezse haddi ne!
Aşıp haddi hududu; fit sokmasın Hak dine!
Din Allah’ın dinidir ve de öyle kalacak!
Onu tahrip ve tağyir; hangi ferdin haddine?
Uydum nefse, şeytana, yaktı beni pis Heva
Döndüm şimdi kapına, pakla beni Allah’ım!
Koskocaman bir ömrü, kendim ettim berhava;
Korkuyorum narından, sakla beni Allah’ım!
Cezp eyledi günahlar, alamadım gözümü
Tebliğ etmek farz sana, her muhatap sayına!
Anlat amcan teyzene, anlat halan dayına!
Madem sana hikmeti, lütfeylemiş o Hakim;
Her muhtaca duyur ki; cennet düşsün payına!
Bahar geldi gibi de; yüzde kaçtır şükreden?
Onla gelen ihsanı, kaçta kaçtır fikreden?
Şu keremli icraat, tesadüfen olmazsa;
O sani-i Hakimi; binde kaçtır zikreden?
Dört yanıma göz attım, şaşıp kaldım halime
Hayretimi faş için, ayar yaptım dilime
Ne kadar da çok nimet, lütfeylemiş bana Hak;
Bunları yazmak için, güç ver Rabbim elime!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!