Bu gün, Tomili’yi gördüm, düşümde,
Yanıma yatmıştı, döşü döşümde,
Bir eli dolanıyordu, peşimde,
Tomili, Tomili, tom tom, Tomili.
Koynu, burcu burcu, misler kokuyor.
Çukur ova, çıkar yaylaya,
Hasret kalmış, soğuk bir suya.
Hiç mi yok, sende namus, hayâ,
Adın Ahmet, din’in Muhammet,
Tersten akar, halbur suyu,
Gezeceksin, gezmeyi bilmez.
Süzeceksin, süzmeyi bilmez.
Üzeceksin, üzmeyi bilmez.
Kahrolası, varoşun kucağı.
Yaşamadan, öldürdü beni.
VAY ALİ’M
Güzeller geçiyor, gözünden.
Vaktin geçmiş, allı yüzünden.
Umut bitmiş, belli, sözünden.
Ne hallere düştün, vay Ali’m vay.
Renk renk, çiçek açar topraklar.
Hayat veriyor, bize yapraklar.
Sevgi sunar, sımsıcak kucaklar.
Bize, vatan demek, ana demek.^
Bizlere; Yurt olur, yuva kurar.
Vatan’dan, düşmanları kovduk.
Kimini de, deniz’de boğduk.
Parlayan, güneş gibi doğduk.
Ana bizim, evlatlar bizim.
Bayrağa kattık, kan’ımızı.
Şu Para
Hele dostlarım, bir düşünün bizi.
Özde kalmadı, adaletin izi.
Eskiden adalet, hak kura idi.
Şimdi adalet, kara para oldu.
Siz, gizli bir yol’da, nesiniz.
Tatlı geliyor, şu ses’iniz.
Sıcak oluyor, nefes’iniz.
Çözülmeyen, bilmecesiniz.
İstersiniz, mutlu olmayı.
Günün gelince, doğarsın anandan.
Tarihin akışı böyledir, işte.
Kız isen sultan, erkeksen hanedan.
Tarihin akışı böyledir, işte.
Gitmiyorsun, bela’lı baş’ımdan.
Niye kovamadım, şeytan seni.
Utanmadın, ehlice yaşımdan.
Niye kovamadım, şeytan seni.
Dönüp, dolanıp, geldin baş’ıma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!