Şu kısa ömrümüzü, biraz düşün.
Aşk çiçek’leri gibi, aşmış döş’ün.
Eğer âşık olursan, sende üşün.
Ben donuyorum, sarıl bana Ayşe'm.
Nasıl oldu böyle, takıldım sana.
Ana’m, el’lerime kına yaktı.
Vatan için, ölüm bana haktı.
Hain düşman, can’a kurşun sıktı.
Kurşun vurdu, tertip sardı beni.
Şehit olduğumu, ana’m duydu.
Canından bir can verdi, bu vatana.
Mezar deyip geçme, orda yatana.
Sor hele, onu doğuran sultana.
Vatanın anası, şehit anası! .
Bir gül koklamamıştı, daha gülü.
Kara topraklar, kumdan döşeğimiz.
Yosunlu taşlar, pamuk yastığımız.
Mavi gökler, ebedi yorganımız.
İşte; Biz, bu vatan için, şehidiz.
Ay yıldızlı bayrağımız, şanımız.
Dağlardan gelir, kurşun sesi.
Kahpeler, daraltmış kafesi.
Gidiyor, yârimin nefesi.
Yanıyor, yüreğim yanıyor.
Kurşun yemiş, yatar toprağa.
Sefile vurulmuş, garip marka’sı.
Yalnızdır, kalmamış ki, hiç arkası.
Ağzında mırıldanır, bir şarkı’sı.
Mazlum, mazlum, yaşıyor bu sefil’im.
Nereye varırsa, boynu büküktür.
Neler oluyor bize, anlamadım.
Bana, puştları anlatsana, baba.
Ben daha, savaşı görmedim kine.
İnsanlar, neden savaşırlar, baba.
Sana, misket alacağım diyordun.
Dünya’ya geldim, gözümü açtım.
Baktım; Annemin kucağındayım.
Annemdeydi, vitaminli suyum.
Dedim ki, oh yaşamak ne güzel.
Düşürmezdi, Annam kucağından.
Hani, beni çok seviyordun.
Yanaklarımdan, öpüyordun.
Sana, doyamıyorum diyordun,
Söyle, ne oldu, o sevgine.
Hep yalandı, sevgin, öpüşün.
Her yerde aradım, ben seni,
Sendemi, bulamadın beni.
Sevgim de, tanımıyor din’i,
Yandım, aşk’ının ateşine.
Çocukken, severdim seni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!