Selam verirdim insan’lara.
Koşardım, düşerlerse dar’a.
Araya girdi, kara para.
İnanmaz oldum, insan’lara.
Göz’üm, insan’lara akınca.
İNTİKAM
Girdin içme, çıkmak bilmen.
Ağlarım, gözyaşımı silmen.
Ben ölmeyince, sen de ölmen.
Çok uğraştım ama bir türlü,
Seni, ezemedim intikam.
Yârim diyerek, sevdim seni.
Aşk’ın ile yaktın, sen, beni.
Cehennem’de, gövdemin teni,
Sen, benden de, daha beter ol.
Sevdan ile, görmüyor gözüm.
Güzel’ler, giriyor uykuma.
İstiyorum, binlerce kuma.
Hepsinden alıp, birer mama,
Dünya’da, gülmeyi istiyom.
Kimi sarışın, kimi esmer,
Hatırlıyorum, küçücük çocuktum.
Kötülülerden uzak, tertemizdim.
Güneş kadar, parlak ve sıcaktım.
Gülmek, eksik olmazdı, yanağımdan.
Cıvıl, cıvıl, oynardım çocuklarla.
Kabaksız sofraya da, sofra demem,
Kabak olmaz ise de, yemek yemem.
Kabağı görünce tumarım, komam.
Kabağı servim, Andırınlıyım.
Bal kabağının, pişme yemeğine.
Anlamaz ki, hacıyı, hocayı.
Kara duman tüttürür, bacayı,
Başından eksik etmez, kıcıyı,
Aşında pişer, Kâbe şeytan’ı.
Dolanır çevrende, gitmez öte.
Sanki kabir gibi, öyle bir şey,
Anası, kızına kabri almış.
Ne şalvar, ne pantol, bu böyle ney.
Anası, kızına kabri almış.
Daracıktır, çatal avrat gibi.
İşte Böyle
Aza, kıymet verilse eğer.
Gerçek kula, verilir değer.
Hain oğul, babaya söver.
Ölünce anlar, kıymetini.
Ben, çirkine nasıl gideyim.
Varıp da, koynuna nideyim.
Bana, bir meme mi ver, deyim.
Ben istemem, öyle çirkini.
Üzerinde, kirli yeleği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!