AŞKIN YAKIYOR
Dilim tutulur, söyleyemem.
Yakıyor aşk’ın, şu özümü.
Kimselere, bir şey diyemem.
Yakıyor aşk’ın, şu özümü.
Sende geçtin, halayın başına,
Oh, salla Ayşe’min kızı, salla.
Kurbanlar olayım, genç yaşına,
Oh, salla Ayşe’min kızı, salla.
Ortaya çıktın, seki sekerek,
Ne güzel olur, sevgi düğünü.
Göklerde olsa, balayı günü,
Bülbülün; Gül’e öpücüğünü,
Versem öper misin, Ayşe hanım.
Temaşe edemedim, boyunu.
Sanmayın ki, güller üstündeyim.
Ateş ile barut içindeyim.
Boranlı, bir kış mevsimindeyim.
Ateş ile barut içindeyim.
Dilinden; Hatır kıymet görmedim.
Seni öve öve, çok met ettiler.
Ardına bakma, işe git dediler.
Kırk kalıp, hacı şakirle yudular.
Çok dilbaz, hacı anan vardı avrat.
Bir çocukla, ziyaretine vardım.
Yaş yirmi, delikanlının toy’u.
Bir yetmiş, selvi gibiydi boy’u.
Çok hırçındı, geçliğinin huy’u.
Gül’leri açtıkça, açtı Ayhan.
Hesapları, bilmem kaç çeşitti.
Sıkışan, dolanır gelir başına.
Hürmet ederler, ihtiyar yaşına.
Kurban olurlar, gözüne, Kaşına.
Elinde Kuran’ı, dönderir hoca.
Ayetleri atıp, parayı tutar.
Hor Görme
Ne olur, selamımı geri çevirme.
Gül kapılarını, yüzüme dürme.
Öteyim dalında, beni hor görme.
Benimde olsun, konacak bir dalım.
İPSİZ USTA
Bir usta tuttum, bizim komşu köyden.
Aylardan ise Ramazan’dı, aydan.
İşine-emeğine, herkes hayran,
Eşek sırtında gelir, ipsiz usta.
Tutmuş san ki, azı diş’imden.
Köle gibi, götürür beni.
Atamam ki, onu içimden.
Bir işkence, bitirir beni.
Taş’lardan, taş’a çalaraktan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!