Züleyha
Yoldan gelip geçenlere, bakardın.
Tomurcuktun, burcu burcu kokardın.
Yiğitlerin yüreğini, yakardın.
Görenler, seni sorardı, Züleyha.
Hala, aynaya bakıyorsun,
Karşımda, susup duruyorsun,
Gözünü, kıpırdatmıyorsun,
Kaşlarını, oynatmıyorsun.
San ki, beni, sen kovuyorsun.
Çekil başımdan, dercesine,
Bat Dünya
Bir derdin varsa, bana söyle.
Dünya, neyledin beni böyle.
Benim cezam, nasıldır heyle.
Sen, yerin dibine bat dünya.
Toprak biziz, bizse kanlı toprak.
Kanımızla açar, yeşil yaprak.
Dalgalanır, Ay yıldızlı bayrak.
Bu cennet, vatan Türkün vatanı,
Bu günse, Türklerin bayram günü,.
Genç kız’la, genç oğlan, âşık oldu.
İç’lerine, sevgi ateş’i doldu.
Günah’ın bedeli, günahsız kul’du.
Kalmayan bir canı, verdiler bebe.
Doğunca, süt’lü memeyi sundular.
Her gün, kapı, kapı, dolanasın.
İçinde kalsın, kurumun pasın.
Ölünce, tutan olmasın yasın.
Allah, muradına yetirmesin.
Bütün kullar, işini bitirmesin.
Azrail
Güzel sevmedim ki, güzel söyleyim.
Gönlümü, çirkinde nasıl eyleyim.
Güzel dünyayı, güzelsiz neyleyim.
Selam söyleyin, tez gelsin Azrail.
Ata dedim, candan inandım.
Sözü, özü, doğrudur sandım.
Yıllar boyu, boşuna kandım.
Baba, azmış ise, bana ne.
Evlat dedim, sevdim kokladım.
Azim, iştahla, koltuğa oturdun.
Vallahi yakıştın, bey gibi durdun.
Ekibini, kendine göre kurdun.
Ama, işler ters gidiyor, başkanım.
Derim ki, işini kendin takip et.
Çocuktun, büyümekti derdin.
On beşinde, gençliği gördün.
Bir hevesle, anamı sardın.
Muradına erdin mi, babam.
Sen, bizi, öz’ünde sakladın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!