Yusuf Berkman Şiirleri - Şair Yusuf Berkman

Yusuf Berkman

Zamanın çizgisel aktığı yalanını en çok sabahları,
O sıradan ve kurmalı rütbelerin başında anlar insan.
İşe gitmek, ekmek kesmek, birilerinin hatırını sormak...
Toplumun o kronik, o her gün yeniden kurulan raddesinden yorulur nefs.
Aramak, aradığını sanmak ve umut etmek,
Avuç içlerini kemiren bir karıncadır artık.

Devamını Oku
Yusuf Berkman

İnsanlık bir pazar, ilişkiler çıkarcı,
Paran kadar ederin, devir sıfırla birin.
Maskeyle ahkâm keser gösteriş budalası,
Sermayeleri yalan, güya ibadet ehli hepsi.

Asaletiniz yalan, düzeniniz çıkara dayalı,

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Tutma şimdi, tutma beni avuçlarında,
Unut yaşanılan ne varsa, ne kaldıysa...
Bir yerlerde olur da çıkarsam karşına,
İlk defa seviyormuş bizi tekrar yaşa,
Unut geçmişte olan, biten ne varsa,
Bana yeni bir aşkmışım gibi davran...

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Nasıl Bir Aşk Kokusudur Bu Havada Buram Buram
Titriyor Bedenim Ruhum Sensin Karşımda Duran
Geçte Olsa Geldin, Hoş Geldin
İzin Ver Gözlerimdeki Yaşı Sileyim, İzin Ver Gözlerindeki Yaşı Sileyim


Devamını Oku
Yusuf Berkman

Sağır bir sessizlikte kulak çınlaması zaman,
Yorgun aklımda anlamsız bir sevilme inadı;
Ruhum yaşlı bir şaman, dilinden düşmez duası!
Eksik olma hiçbir zaman ömrümden,
Olma ki şiirler yazayım ben.
Yaprağını dökmüş at kestanesi ne hisseder bilmem,

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Tanrısal bir varoluşun kaçınılmaz cezasıydı sevmek!
Ne toplarsam toplayayım benzemiyordu hiçbir şey senden kalan hasrete!
Ufacık bir kalpte erguvanların çiçekler açmasını dilemek!
Aptallık dedikleri bu olsa gerek!

Sonra her kadının mutluluk doğurmasını umut etmek,

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Sen üçü beşle çarpıp dururken,
Bense rüzgârın savurduğu hayatımı...
Diyelim ki bugün günlerden salı;
Elimde var iki:
Biri sen, diğeri sadık gölgem.
Yine yaşamaktır ağrıtan başımızı.

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Mevzu derin mevzu yabancı
Mevzu derin bu günler hepimize acı
Anlıyor musun yalancı?
Mevzu dağlanmış Yaramızda ki sancı
Gel demekle olmuyor, gitmek İşin kolayı!
Perdeler kapalı ötesi şık,

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Sonbahar Gelmiş Dayanmış Kapıma
Çok Uzakta Özlemlerim, Kavuşamadan Daha
Titreyen Dudaklarımda Olmayacak Duam
Son Deminde Ömrüm, Neredesiniz Sevdiklerim

Sırtıma Vurmuşum Kederleri, Keşkeleri

Devamını Oku
Yusuf Berkman

Almaz mısın ey kul? Etrafında her şey ders, her taş bir yol. Bak aynaya; yüzündeki çizgiler sana senden çok şey söylüyor bugün. Var mı hükmün bir dalı yeşertecek, kuruyan kalplere can verecek? Sayılı nefeslerin akar gider. Takvim değil, kefen sayar seni.
​Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"
​Yarın mizan kurulur, titrer omuzun, "Hakk'ın" der. Bakar sana Rabbin: "Kulum, nerede dostların? Adına alkış tutan o kalabalık? Bir anda dağılan duman..."
​Vardı malın, vardı gücün; neye yarar? Terazide ölçülmez rütbe, makam. Çıkar, geçmedi hükmün, ağır bastı gözün. Rabbin emanetiydi, sen sandın özün. Gel dön, ver şimdi hakkın; bırakma yarına, sarsın yakarışın.
​Bugün varız, yarın iz; toprak örter her bakışını. Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"

Devamını Oku