Yaşamak fısıldıyor kulağıma,
Zamanın avuntuları başımda...
Korkuyorum!
Tanımadığım kederler birikmiş içimde;
Nedensiz yaşantım yapayalnız.
İçimde kırıldı konuşmalar, sustu dilim,
Çekilin önümden, nerede beyefendiliğim?
Sorgusuz sualsiz terk etti gençliğim,
Suskunluğum artık tek geçimim.
İlişkiler ki tozlu anılarda kaldı şimdi,
Boynunu göstermekten utanır kadın,
Bilmeden telaşını ulu orta serer yerlere!
Döke saça hüznünü ilerler herbiri geceye,
Üzerinde dününden kalma bulaştırılmış bi leke!
Aldanır mı sonra kuru kelimelere kadın?
Çıplak ayakları ile yürür,
Sokaklar yorgun, gece ağır...
Alarmın çaldığı yok,
Zihnin üzerinde dolaşan o aykırı düşünce:
Hâlâ buradayız.
Yalanların çemberi içinde bir gölge.
Hesap Yapmayı Bilmem
Hesap Yapmayı Sevmem
Zaten Hesap Yapmayı da Beceremem
Aklıma Takıldı Oturdum Hesap Yaptım
Bir Bir Topladım Sevdiğim Kadınları
Birini Birinden Çıkardım
Yeah, flow burada!
Zıttırı vıttırı, hadi!
Sevdim, geldim, sarsam yine,
Mucize bu, düştüm eline!
Gözler kaçmaz, takıldım izine,
Susuz bir çiçek gibi kuruyor gönlüm.
Ölüyor hasretinle,
Sımsıkı, körü körüne sarıldığım
umutları artık sorguluyorum.
Bir sen oluyor içimde,
Ölüyor hasretinle,
susuz bir çiçek gibi kuruyor gönlüm.
O sımsıkı, körü körüne bağlandığım
umutları artık sorguluyorum.
Bir sen, bir ben oluyor;
İçimde kırılmış bir masa,
Üzerinde devrilmiş bir cümle:
“Seni unutmam sanmıştım.”
Masa hep orada,
Geleni gideni olmasa da.
Kapalı kapılar ardında, kendime sorduğum sorular;
Çocukluğumdan bugüne beni benden eksilten konular...
Her cevap, biraz daha uzaklaştırdı beni düşlerimden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!